Lütfen bekleyin..


YETİM GÜLERSE DÜNYA GÜLER!

19 Kasım 2020, 16:22 - Okunma: 687

SAVAŞIN YERLE BİR ETTİĞİ UMUTLAR BU KAMPTA YENİDEN YEŞERİYOR…

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde savaşın yetim bıraktığı Suriyeli çocukların kaldığı dünyanın en büyük "Çocuk Yaşam Merkezi" olan İHH Reyhanlı Eğitim Köyü, savaşın yarattığı kötü izleri silmeye devam ediyor. Reyhanlı Eğitim Köyü Koordinatörü Hamza Dinçer ile yürüttükleri çalışmalar hakkında konuştuk. 

28 yıl önce gönüllü faaliyetlerle kurulan ve daha sonra 1995 yılında kurumsallaşan İHH İnsani Yardım Vakfı din, dil, ırk ve mezhep ayrımı yapmaksızın dünyanın herhangi bir yerinde sıkıntıya düşmüş, felakete uğramış, zulüm görmüş, aç veya açıkta kalmış; savaş, tabii afet gibi sebeplerle mağdur olmuş, yaralanmış, sakat kalmış; evsiz, yurtsuz, tüm insanlara insani yardım ulaştırmak ve bu insanların temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmesini önlemek üzere çalışmalarda bulunuyor. İHH’nın gözbebeği olan Reyhanlı Eğitim Köyü’ne konuk olduk, yürütülen çalışmaları yerinde gördük. Tüm dünyaya örnek olacak çalışmaların yürütüldüğü Reyhanlı Eğitim Köyü’nün hikâyesini Koordinatör Hamza Dinçer’den dinledik. Reyhanlı Eğitim Köyü Koordinatörü Dinçer ile yaptığımız söyleşiyle sizleri baş başa bırakıyoruz…

-Öncelikle sizi tanıyalım… Kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Hamza Dinçer, 38 yaşında Malatyalıyım. 9 yaşına kadar Malatya’da kaldım, ondan sonra İstanbul Fatih’te yaşamaya başladım. İlahiyat mezunuyum ve hafızım. Hafızlıktan sonra 6 yıl İstanbul Fatih’te medreselerde okudum, 3 yıl da imamlık yaptım.

-Hamza Hocam, İHH ile ne zaman ve nasıl tanıştınız, tanışma hikâyenizi bizimle paylaşabilir misiniz?

Fatih’te oturduğum yer ile İHH arasında iki sokak yer vardı; ama İHH ile 2005 yılında Pakistan’da tanıştım. Pakistan’da İslam Üniversitesinde okumak için gittiğimden tam bir gün sonra 2005 Pakistan depremi oldu. İHH Ramazan çalışması için zaten bölgedeydi. Öyle olunca da öğrenciler olarak gönüllü çalışmalara katıldık.  Böylece İHH ile tanışmış olduk. Keşmir kamplarında 5-6 ay gönüllü olarak çalıştım. İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım’dan tutun İHH’nın yönetim kadrosuna kadar hepsiyle orada tanıştım. Bir yıl sonra Türkiye’ye döndükten sonra İHH ile gönüllü profesyonel çalışmalarımız burada başlamış oldu. 
Pakistan’dan sonra Suriye’de 7-8 ay, Sudan’da 4 buçuk yıl kaldım. Oradaki kalış süreçlerinde de İHH ile çalışmalarımız devam etti.  2012 yılında Türkiye’ye döndüm ve şuana kadar da vakıfla çalışmaya devam ediyorum. Son 4 yıldır Reyhanlı’dayım. Buraya ilk geliş amacımız Reyhanlı Eğitim Köyü kampüsü kuruluş ve açılışıydı. 

-Türkiye halkı genellikle İHH’yı biliyor; ama İHH’nın koordinasyonundaki Yetim Vakfı  ve kurduğu eğitim kampından habersizdir. Yetim Vakfı nedir? Yetim Vakfı ne gibi şeyler yapıyor? Biraz bunu açar mısınız? 

İHH’nın yetim çalışmalarını daha çok eğitime, pisiko-sosyal desteğe yönelik daha profesyonel alana çekmek amacıyla vakfımız şöyle bir irade gösterdi; yetimlerle ilgili özel bir vakıf kurarak bu alanda çalışma yürütmek… Bu vakfın tamamen amacı yetimlerdir. Yetimlerin eğitimi,  annelerine yönelik yapılacak pisiko-sosyal desteği sağlamak için yetim vakfı kurulma fikri ortaya çıktı. Vakfın 30’un üzerinde ülkede yetimhane çalışması oldu. Yetimlere yönelik okul çalışması oldu ve bu bir seviyeye ulaştı. Şuan sponsor olduğumuz yetim sayımız 100 binin üzerinde. Bu sayı dünya üzerinde gittikçe de artıyor. Tabi biz 100 bin diyoruz; ama Birleşmiş Milletler gibi kuruluşların baktığı milyonlarca çocuklar varken biz tabi 100 bin sayısıyla övünemiyoruz. Şuan Suriye sınırındayız, sadece Suriye içerisinde direk sponsor olduğumuz 10 bin yetim var. Suriye’nin sınır illerinde şuanda Reyhanlı’da, Hatay, Kilis ve Urfa gibi yerlerde Suriyeli 2 bin yetim var ve bu sayı kısa sürede 20 bine çıkacak. Birkaç ay içerisinde İHH olarak sponsor olduğumuz 20 bin öğrenci olacak. 

-Bu sponsor terimini biraz daha açar mısınız?

Sponsorluk dediğimiz şey ayda 125 TL vakfımız aracılığıyla yetime sponsor olunmaktır. Bağışçılarımız her bir çocuğa 125’er TL ödeyecek şekilde vakfa bağışlarını yapıyorlar. Biz de aylık, 6 ayda bir, yılda bir bölgesine ve coğrafyasına göre o çocuğun annesine yada yakınlarına o çocuğun eğitimi için 125 TL ödeme yapıyoruz. 
-Diyelim bir evde 5 yetim çocuk varsa her birine mi 125 TL ödüyorsunuz?
Sponsorluk kapsamına aldığımız çocuğa yapıyoruz bunu; yani bir ailenin 5 yetimi vardır ama biz bazen 5’ni bu sponsorluğa almıyoruz. Çünkü yetim sayımız çok olduğu için bir aileye diyoruz ki 2’sini yada 3’nü sponsorluğa alıyoruz. Bazen de kimi ailelerin durumu çok kötü ise eğer bu sayıyı yükseltiyoruz. Ama elimizden geldiğince daha çok aileye ulaşmak için bir ailenin bütün çocukları yerine 2-3-4 gibi ihtiyaç kadar sponsor olmaya çalışıyoruz. Böylece her evin içerisinde en azından 125 TL aylık gibi bir nakdi yardım girmiş oluyor. 

-Nakdi yardım dışında başka yardımlarınız da oluyor mu?

İHH 100 binin üzerinde çocuğa nakdi sponsor oluyor. Onun dışında her sene yetim dayanışma günlerimiz var. Ramazan ve Kurban Bayramlarında yetim giydirme gibi onun dışında gıda yardımlarımız var. Eğitim çalışmaları kapsamında yine yetimlere yönelik özel çalışmalarımız var. Yani çok yüksek sayıda sponsorluk dışında çalışmalarımız oluyor. Biz bu seviyeye nasıl ulaştık? İHH yıllardır yetim çalışması yapıyor ama sahada şunu gördük; evet acil yardım çalışmaları çok önemlidir. Savaşa uğramış, depremzedeler, felakete uğramış insanların ilk acil yardım konusunda müdahale bunlar çok önemli. Ama ondan sonrası eğer yetimin hayatına dokunmak, onu geleceğe hazırlamak istiyorsanız, özellikle yetim hayatını, yetimin ailesini sosyal hayata hazırlamak istiyorsanız o zaman daha farklı çalışmalar yapmamız gerekiyor. Biz bunu gördük ve bu yüzden 30’un üzerinde ülkede yetimhane ve eğitim çalışmaları şeklinde çalışmalarımız şekillendi.  

- Reyhanlı Eğitim Köyünde sadece yetim çocuklar mı kalıyor?

Reyhanlı Eğitim Köyü; Suriyeli yetim çocuklara, barınma, eğitim ve pisiko-sosyal destek verilmesi amacıyla kurulmuş büyük bir projedir. O yüzden sadece yetimler var; ama zaman içerisinde biz yetimlerin yanına Suriyeli ve Türkiyeli yetim olmayan çocukları da buraya getirterek, yetimleri sosyal hayata hazırlamak gibi bir çalışma yürütüyoruz.  Her ne kadar yetim çocuklara yönelik kurulan bir okul olmasına rağmen, yetim olmayan çocukların da bulunduğu bir eğitim ortamıdır burası. Eğitim köyümüzde anasınıfından liseye kadar eğitim veriyoruz. Sadece bu sene için bin 100 çocuğumuz kayıtlı. Bunların 200’ü yatılı olacak, 900 öğrenci ise günlük git-gel şeklinde servislerle evlerine taşınacaklardır. 

-Yetimlerin eğitim köyüne ilk gelişleri, psikolojik durumları ve şuan ki psikolojik durumlarında gelinen aşama nedir? 

Suriye içerisinde göçmek zorunda kalan ve şuan bizim İdlib bölgesinde aşağı yukarı 4 milyon insan var. Bu 4 milyon insan sayı abartısız Suriye içerisinde mülteci durumuna düşmüş. Babaları şehit olmuş çocukların yoğunlukta olduğu kamplarda yaşayan insanlardır. Çocukların bir defa psikolojilerin bozuk olması, sosyal hayata adapte olmaları noktasında yaşadıkları en büyük sıkıntıların temel sebepleri savaştır. Çocuklar bu savaşa şahit olmuşlardır. Bomba seslerine, uçak seslerine şahit olmuş çocuklardır. Suriye içerisinde bulunan kamplardan da biliyoruz, hatta buraya gelen çocuklardan da biliyoruz; en ufak bir uçak sesi duyduklarında altını ıslatan yaşı çok da küçük olmayan öğrencilerimiz var. Yani savaş en büyük travma sebebidir. Savaştan sonra göç başka bir travma sebebi, kamp hayatı ayrı bir travma sebebi, Türkiye’ye gelip işte farklı bir kültüre girmek, maddi sıkıntılar yaşamak, okula gittiğinde kendinden olmayan eğitimi alması ve bu sosyal hayata adapte olmalarında yaşadıkları sıkıntıların hepsi ayrı ayrı travmatik durumlardır. Biz her çocuğa hasta gözü ile bakmıyoruz; ama aşağı yukarı her Suriyeli öğrencinin buna benzer irili ufaklı travmatik hikâyeleri var. Dolayısıyla biz, bu çocuklarla konuşurken buna benzer sıkıntılar olabilir ihtimali ile yaklaşıyoruz ve sonuçlarını da görüyoruz. Eğitim köyümüze aldığımız öğrencilerde çok ciddi gelişmeler görüyoruz. Çocuklara hayal dünyalarını yansıtacak bakımında ellerine boya fırça verdiğinizde ilk başlarda çizdikleri resimlerle bir iki yıl eğitim aldıktan sonra çizdikleri resimler arasında büyük fark var. İlk başlarda mavi, çiçek, böcek çizimi kullanımı azken sonraki resimlerde daha umut dolu resimler, yani hayal dünyalarını yansıtacak geleceğe yönelik umut dolu resimler çizmeye başladılar.

- Bazen sosyal medyada veya basında olumsuz iddialarla karşılaşıyoruz, çocuklar kültürlerden koparılıyor, asimile ediliyor gibi söylemler… Siz İHH ve Yetim vakfı olarak İHH Eğitim Köyünde  bu çocukları kültürlerinden koparıyor musunuz? Tamamen benliklerinden ayırt ediyor musunuz? Bu çocukları nasıl yetiştiriyorsunuz?    

Bu çok önemli bir sorudur. Bu köy kurulduğundan itibaren biz çocukların kendi öz dillerinden, kültürlerinden, tarihlerinden kopmamaları için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.  Mesela Arapça eğitimine çok önem gösteriyoruz. Bununla birlikte Türkçe eğitimini de çok önem önemsiyoruz. Bu çocuk sonuçta Türkiye’de yaşıyor, Türkiye’nin eğitim kurumunda hayatını devam edecek; ama yarın öbür gün biz bu çocuğu kendi ülkesine dönme ihtimali olduğunu ve oraya hizmet etme ihtimalinin olduğunu göz önünde bulundurarak ve bu bilinçle eğitimlerimize devam ediyoruz. O yüzden çocuğa mutlaka Suriye kültürünü, dilini, tarihini, İslam tarihini, Türkiye ve Suriye ortak tarihini işleyecek dersler yapıyoruz. Bu çocuğa artık sen, Türkiye’desin Arapçayı bilmemende bir sıkıntı yoktur kesinlikle demiyoruz. Senin öz dilin Arapça, öncelikle ilk Arapçayı bileceksin diyoruz. İlkokulumuzda mesela Arapça-Türkçe, ortaokul ve lisede müfredat tamamen Türkçe ama Arapça eğitimine de önem veriyoruz.  Ama sonuçta bu çocuk Türkiye’de kendini ifade etmesi için, sosyal hayata alışması için Türkiye’nin toplumunu da tanıması özellikle Türkçeyi konuşması gerekiyor.

-Suriyeli yetim çocuklar Türkiye vatandaşlığına geçebiliyor mu?

Bir kısım ailelerin müracaatı oldu. Bazı çocukların Türkiye vatandaşlığına geçtikleri oldu; ama çoğu da Türkiye vatandaşı değil. Biz bütün öğrencilerimiz için geçen yıl vatandaşlık müracaatında bulunmaları için yardımcı olduk. Hatta listelerini bakanlıklara gönderdik, bu yönde vatandaşlık süreçleri devam ediyor.

-Peki, sınır ötesinde de çalışmalarınız var mı?

İHH’nın bilindiği üzere savaşla birlikte sınır ötesinde Suriye’de çalışmaları vardı ve halen de çalışmaları devam ediyor. Son on yıldır çok ciddi çalışmalarımız devam ediyor. Yetim Vakfı’nın çalışmaları Suriye içerisinde yetimhaneler, kamplar ve bu kamplarda yetimlerin çoğunlukta olduğu bölgelerde devam ediyor. En son geçtiğimiz ay bir sosyal hizmet merkezi açtık. Sosyal hizmet merkezi şu anda Reyhanlı‘da verdiğimiz hizmetlerin aynısını orada veriyor. Merkezin asıl amacı; yetimlerin ve ailelerinin yaşadığı kamplarda odak noktamız; yetimler olmak kaydıyla yetim olmayan çocuklara da psiko-sosyal eğitim rehberliği hizmeti veriyoruz. Bu merkezi açarken özellikle şunu belirtmek istiyorum; biz bir okul değiliz, sosyal hizmet merkeziyiz. Bunu Suriye için söylüyorum. Ama okullarla dirsek teması olan, yetimlerin yaşadığı kamp idaresi ile dirsek teması içerisindeyiz. Rutin ziyaretler aile ziyaretleri sonucunda sosyal inceleme raporları tutuyoruz. Orada desteğe ihtiyacı olan anneler tespit ediliyor. Onları doğru şekilde yönlendiriyoruz. Özellikle öğrencilere yönelik çalışmalarımızda rehberliğe önem veriyoruz. Çünkü Suriye’de şartlar gerçekten çok kötü. Ama bu kadar kötü şartlar altında kamp hayatına rağmen yetimler başarılı öğrencilerdir. Biz bu öğrencileri tespit ederek ve daha Türkiye’ye getirmeden önce her türlü eğitimi vermeye başladık. Biz bu çocukları alıp eğitip neden tekrar ülkesine göndermeyelim ki… Türkçesini de öğrensin, Türkiye ile Suriye arasında köprüler kursunlar. Burada yetiştirilen gençler Suriye’nin geleceğine hükmedecek. İşte biz de o zaman millet olarak Suriye’ye bu kadar destek verdikten sonra Suriye’nin geleceğinde rol oynayacak gençleri neden yetiştirmeyelim. Reyhanlı Eğitim Köyünün temel amaçlarından birisi de budur.

- Çok masraflı ve büyük çalışmalarda bulunuyorsunuz, vatandaşlar merak edebilir bu değirmenin suyu nereden geliyor?

İHH için, Yetim Vakfı için ve de diğer birçok sivil toplum kuruluşunun değirmenin suyu bu milletin kendisidir. İHH, çok büyük bütçelerle çalışıyor. Bunu herkes de iyi biliyor. İHH’nın bütçesinin yüzde 80’i Türkiye’den. Biz, belki yurtdışından çok bağış alıyormuşuz gibi gözüküyor olabiliriz; ama bütün bütçenin abartısız Türkiye’deki hayırseverlerden geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu millet gerçekten doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine kadar fedakâr, cömert bağış yapan yardımsever bir millet. Bu değirmenin suyu buradan geliyor. Yani onlar İHH’yı iyi biliyorlar, tanıyorlar, Yetim Vakfını biliyorlar, tanıyorlar. Yaptığımız çalışmaları da çok iyi biliyorlar ve bu çalışmalara da ortak olmak istiyorlar. Yani yurtdışında yaptığımız çalışmaları da sürdürmemizi istiyorlar ve bize güveniyorlar.

- Bağış konusunda okurlarımıza bir çağrıda bulunacak mısınız?

Hem İHH için hem de Yetim Vakfı için şunu söyleyebiliriz; her zaman devletinin ve milletinin yanında olan, bu ülkeye her zaman katkı sağlayan, asla zarar vermeyen, çalışmaları ile hatta Türkiye’nin ve milletinin tanıtımını dünyaya yapan bir kurumdur, kuruluştur. Güvensinler, araştırsınlar, sorsunlar, bağışlarını yapsınlar ve hatta yaptıkları bağışların takipçisi olsunlar. Kesinlikle biz güvendik ne yaparlarsa yapsınlar demesinler. Biz çok şeffaf bir kurumuz. Bu anlamda her zaman bağışçılara da açığız. Yani hayra ortak olmak istiyorlarsa Suriye sınırında olduğumuz için özellikle Suriyeli mazlumların, mağdurların yaralarına merhem olmak istiyorlarsa bu insanları kendi ülkelerinde barışla, adaletle, güvenlik içerisinde yaşamalarını istiyorlarsa İHH‘ya ve Yetim Vakfına yaptıkları gibi diğer çalışma yapan bütün kurumlara destek versinler. Sadece biz kendimiz için istemiyoruz. Kızılay’ı da Afad’ı da hepsini kesinlikle desteklesinler. Kim sahada çalışıyorsa onları desteklesinler. Ama yaptıkları bağışlarının takipçisi olsunlar. RÖPORTAJ: Ferit TUNÇ

 

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
EĞİTİM-KÜLTÜR- SANAT Kategorisindeki Diğer Haberler
YILIN ÖĞRETMENİ SEÇİLDİ
PROJEYE COVİD-19 ENGELİ
BATMANLI YAZAR KORONANIN KİTABINI YAZDI
BATMANLI SİNEMA OYUNCUSUNUN YETENEĞİ TÜRKİYE SINIRLARINI AŞTI
GENÇ YAZARIN HAYALİ SPONSOR DESTEĞİNE BAĞLI
ÖSYM’den son dakika açıklaması




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=