Lütfen bekleyin..

Mehmet Bardakçı

NÜKLEER SANTRAL BİLİNMEZLİĞİ

12 Nisan 2018, 12:36 - Okunma: 377


Türkiye'nin yıllardır hayata geçirmek istediği nükleer santral projesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in birlikte Akkuyu Nükleer Santralinin temellerinin atılmasıyla insanların kafasını karıştıran bir takım konuların tekrardan  gün yüzüne çıkması sebebiyle  bu yazımda bu konular üzerinde duracağım.
1. DÜNYANIN NÜKLEER SANTRALLERE BAKIŞI VE YATIRIMLARI:  1979'da 81 olan nükleer reaktör sayısı günümüzde 450 adet nükleer reaktöre çıkmış durumda  . Dünyada 30'dan fazla ülkede santral var. Avrupa'da 126 santral bulunuyor. Fransa 56 santralle başı çekiyor, İngiltere'de 15, İsveç'te 8, Almanya'da 8, Belçika ve İspanya'da 7 santral var. Fransa halen elektriğinin yüzde 78'ini nükleer santrallerden karşılıyor. Belçika'da bu oran yüzde 47, İspanya'da yüzde 20, İngiltere'de yüzde 19, Kanada ve Almanya'da yüzde 16 ‘sını  karşılıyor.  Dünyada kapatılan nükleer santral sayısı 100'ü bulmuyor. Bu santrallerin kapatılma nedeni de ekonomik ömrünü tamamlaması. Bir nükleer santralin ekonomik ömrü 60 yıl gibi bir süredir. Bu veriler ışığında düşünüldüğünde  nükleer enerjinin dünya için nasıl vazgeçilmez bir enerji türü olduğu ortaya çıkıyor.   
2. NÜKLEER ENERJİNİN YENİLENEBİLİR ENERJİYE ETKİSİ :  Rüzgâr, güneş ve su gibi kaynaklar herkes tarafından temiz enerji olarak kabul ediliyor. Elbette Türkiye'nin nükleer santral yaparak bu enerjilerden vazgeçtiğini düşünmek doğru olmaz. Ancak bugün Türkiye'nin tamamını güneş panelleri ve rüzgâr gülleriyle kaplasanız dahi enerji verimleri bir nükleer santrale göre çok düşük olduğu için nükleer enerji ile üretilen  elektrik enerjisine ulaşılamaz. Alternatif enerji kaynaklarının sürdürülebilir olmaması arzda sıkıntılar doğuracağı için hiçbir ülkede elektrik tamamen belli bir kaynaktan elde edilmiyor. Türkiye de bu nedenle farklı kaynaklardan faydalanma yoluna gidiyor.  
3. NÜKLEER SANTRALLERİN MALİYETİ :  Nükleer santralin yapım maliyeti aynı enerjiyi üreten bir kömür kaynaklı tesisin yaklaşık iki katı , kaynak olarak doğalgazın kullanıldığı bir tesis maliyetininse üç katı gibi bir maliyete sahiptir. Ancak elektriği üretecek kaynağın (kömür , doğalgaz ) ithal edileceği ve bu tesislerin nükleer santrale göre yaklaşık olarak üretim ömrünün de  2 kat düşük olduğu gerçeği uzun vade de maliyet açısından da diğer kaynaklara göre çok daha avantajlı halde olduğu göstermekte. 
4. NÜKLEER SANTRALİN İNSANA VE DOĞAYA ETKİSİ :  Nükleer enerji çevre dostu bir teknoloji. Güvenlik değerlendirmeleri en üst düzeyde yapılıyor. Nükleer enerji diğer enerji üretim tesislerine göre sera gazı salımı konusunda da en temiz seçenek. Akkuyu örneğinden gidersek, aynı elektriği üretecek ithal kömür santrali veya Eşdeğer bir gaz santrali yapılsa doğaya karbon salınır. Baca gazı, karbondioksit, azotoksit, kükkürtdioksit salımı nükleerde yoktur, doğalgaz ve kömürde bunlar oldukça fazla... Rüzgâr panelleri ile enerji üretiminde dahi gürültü kirliliği, kuş sürülerine çarparak verdiği zararlar , panellerin konumlandırılması oluşacak etkiler, akü vb. gibi çevre problemleri var. 
5. NÜKLEER SANTRAL VE ATOM BOMBASI İLİŞKİSİ:  Nükleerin Atom bombası olması için kinetik enerji kaynağı gerekir. Patlamadan kastedilen aslında yarılmadan dolayı ortaya çıkan suyun buharlaşması. Nükleerde de bu olasılık nedeniyle koruma duvarları inşa ediliyor. Betondan yapılan  kubbeler kor erimesi durumunda dışarıya sızıntıyı engeller. Evet sonuç olarak nükleer santralin Türkiye için olmazsa olmazlarından olmakla beraber vatandaşların enerji ihtiyaçlarını karşılama ve dışarı bağımlılığını ortadan kaldırmak İçin nükleer tesisin Temel’inin atılması büyük bir başarı olmakla takdire şayan bir durumdur.



 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Emir
98 gün önce
Sayın Mehmet Bardakçı,
Ne kadar acıdır ki, o bahsettiğiniz Ülkeler Bu Santralleri kapattıktan yada kullanım süresi bitikten sonra Nükleer (Radyoaktif) atıklarını üçüncü ve hala gelişmekte olan ülkelere kakalamakta birbirleriyle yarış içindeler. Bu Radyoaktif Enerjinin bir terör grubunun eline geçtiğini düşünün. Sonuçta Atom bombası yapılabilir bu Madde ile.
Ayrıca bu santrallerde kullanılan Uran normal şartlarda 30-60 yıl arası yetecek kadar kaynak var. Ya sonrası?? Biz normal çöpümüz ile baş edemezken ...!
Sayıları çoğaldıkça teknik bir arıza yaşama oranıda yükseliyor. Olası bir kazada insan hayatını ve yeryüzünü asırlarca negatif etkileyen bir Enerjiden bahsediyoruz.
Nükleer Enerji sanayisinin umrunda değil. Ama normal bir vatandaş olarak bizim bu tarz adımları alkışlamamız ve sadece iyi tarafını göstermek, gelecek nesile biz size zehirli bir Dünya bırakıyoruz ne haliniz varsa görün, bizim düşüncesizliğimizi siz hayatınız ile ödeyin demektir.
Buna hakkımız yok!
Saygılarımla.
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=