Lütfen bekleyin..

İbrahim Rüzgar

Çocuklara Kıymayın Efendiler!

03 Temmuz 2018, 13:54 - Okunma: 443

Toplumsal bir cinnet halinde olduğumuz gerçeğini daha ne kadar gizleyebiliriz ki?
Toplumsal bir çürümenin hızla yayıldığı gerçeğini?
Ahlaki dejenerenin başını alıp gittiğini?
Kitlesel bir umursamazlık halinin,  her şeyi olağan karşılayan bir toplum haline geldiğimizi,  şaşırma, hayret etme duygularımızı yitirdiğimizi, pragmatizm bakış açımızın tüm değerlerimizin yerini aldığı gerçeğini, insani değerin sadece sözlerimizde olması, eylemlerimizde yaşam bulmadığı gerçeğini vs vs.
Çürüdük!

Medeniyet fikrimiz onulmaz bir yara aldı!
Kısacası tuzun kokmaya başladığı berbat bir zaman dilimizde yaşıyoruz artık.
Merhum Şair Cahit Zarifoğlu bizden daha erken fark etmiş olmalı ki bizden önce haykırmış:
“ Biliyor musunuz  bu çağdan nefret ederim 
Etimle, kemiğimle, hücrelerimde nefret ederim” diyor.
Sayısal verilerin canı cehenneme. Enflasyonun, ekonomik göstergelerin, doların, mazot -benzin pahalılığı muhabbetlerinin, siyasi parti yandaşlığının, TV ekranlarınızın, bilmem ne muhabbetinizin, tatil planlarınızın, bireysel çıkarlarınızın, ali menfaatlerinizin vs vs. hepsinin canı cehenneme.
Bitiyoruz.
Tükeniyoruz.
Bitiriyoruz, tüketiyoruz, o pis o kirli ellerimizle her yeri kirletiyor, her şeyi pisletiyoruz. 
Söyleyecek sözümüzün kalmadığı, boğulmamız, utançtan yerin dibine girmemiz gereken bir çağdan bahsediyorum!

Haykırır aslında bizden önce Şükrü Erbaş:

 Canı cehenneme rahat uyuyanın                    canı cehenneme camlarında
Kapısını örtenin perdesini çekenin                   parçalanmış cesetler uçarken 
Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın                   Bir iğdiş incelikle çiçekleri sulayanın
Duvarları ancak çarpınca görenin
Canı cehenneme başkasının yangınıyla
Evini ısıtıp yemeğini pişirenin.

 “Toparlanın gitmiyoruz ” diyemeyecek kadar  hınçla doluyum son birkaç gündür. “Toparlanın ve gidin” demek için o kadar neden var ki?  Karmakarışık duygular yaşıyorum. Bir baba değilim ve bu son iki hadisede böylesi duygular yaşıyorsam, bir babanın neler hissedebileceğini varın siz hesap edin. Varın siz hesap edin, Goncagüllerinin koparılması sonrası yaşayabileceklerini. Hangi acı, hangi çaresizlik bunu ifade edebilir ki!
Eylül’ün hazan olduğunu biliyorduk ama bu denli acıtacağını bilemiyorduk. Bize Eylüllerle utanç, zillet ve acı bıraktınız. Bize taşıyabileceğimizden daha ağır bir yük bıraktınız.

“Yazımızı kışa çevirdin 
Bak gözümüzden akan yaşa”

Bunlar son olsun diyeceğim, öyle bir  temenni de bulunacağım ancak son olamayacağı korkusunu iliklerime dek hissediyorum.
Bir yanlış var diyorum!  Hepimiz burada bir yanlışın olduğunu biliyorsunuz.
Durun ve kendinize, aynaya bir bakın! Bu yol çıkmaz! Bu yol kötü
Eylüllere de Leylalara da kıymayın artık efendiler!
  
 

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
40 gün önce
57 gün önce
71 gün önce
870 gün önce
884 gün önce
923 gün önce
1079 gün önce
1115 gün önce
1122 gün önce
1141 gün önce
1155 gün önce
1162 gün önce
1187 gün önce
1223 gün önce
1267 gün önce
1281 gün önce
1324 gün önce
1345 gün önce
1366 gün önce
1439 gün önce
1510 gün önce
1524 gün önce
1535 gün önce
1736 gün önce




https://www.facebook.com/batmanyonyongazetesi/?ref=bookmarks
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=