Lütfen bekleyin..

İbrahim Rüzgar

Çocuklara Kıymayın Efendiler!

03 Temmuz 2018, 13:54 - Okunma: 234

Toplumsal bir cinnet halinde olduğumuz gerçeğini daha ne kadar gizleyebiliriz ki?
Toplumsal bir çürümenin hızla yayıldığı gerçeğini?
Ahlaki dejenerenin başını alıp gittiğini?
Kitlesel bir umursamazlık halinin,  her şeyi olağan karşılayan bir toplum haline geldiğimizi,  şaşırma, hayret etme duygularımızı yitirdiğimizi, pragmatizm bakış açımızın tüm değerlerimizin yerini aldığı gerçeğini, insani değerin sadece sözlerimizde olması, eylemlerimizde yaşam bulmadığı gerçeğini vs vs.
Çürüdük!

Medeniyet fikrimiz onulmaz bir yara aldı!
Kısacası tuzun kokmaya başladığı berbat bir zaman dilimizde yaşıyoruz artık.
Merhum Şair Cahit Zarifoğlu bizden daha erken fark etmiş olmalı ki bizden önce haykırmış:
“ Biliyor musunuz  bu çağdan nefret ederim 
Etimle, kemiğimle, hücrelerimde nefret ederim” diyor.
Sayısal verilerin canı cehenneme. Enflasyonun, ekonomik göstergelerin, doların, mazot -benzin pahalılığı muhabbetlerinin, siyasi parti yandaşlığının, TV ekranlarınızın, bilmem ne muhabbetinizin, tatil planlarınızın, bireysel çıkarlarınızın, ali menfaatlerinizin vs vs. hepsinin canı cehenneme.
Bitiyoruz.
Tükeniyoruz.
Bitiriyoruz, tüketiyoruz, o pis o kirli ellerimizle her yeri kirletiyor, her şeyi pisletiyoruz. 
Söyleyecek sözümüzün kalmadığı, boğulmamız, utançtan yerin dibine girmemiz gereken bir çağdan bahsediyorum!

Haykırır aslında bizden önce Şükrü Erbaş:

 Canı cehenneme rahat uyuyanın                    canı cehenneme camlarında
Kapısını örtenin perdesini çekenin                   parçalanmış cesetler uçarken 
Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın                   Bir iğdiş incelikle çiçekleri sulayanın
Duvarları ancak çarpınca görenin
Canı cehenneme başkasının yangınıyla
Evini ısıtıp yemeğini pişirenin.

 “Toparlanın gitmiyoruz ” diyemeyecek kadar  hınçla doluyum son birkaç gündür. “Toparlanın ve gidin” demek için o kadar neden var ki?  Karmakarışık duygular yaşıyorum. Bir baba değilim ve bu son iki hadisede böylesi duygular yaşıyorsam, bir babanın neler hissedebileceğini varın siz hesap edin. Varın siz hesap edin, Goncagüllerinin koparılması sonrası yaşayabileceklerini. Hangi acı, hangi çaresizlik bunu ifade edebilir ki!
Eylül’ün hazan olduğunu biliyorduk ama bu denli acıtacağını bilemiyorduk. Bize Eylüllerle utanç, zillet ve acı bıraktınız. Bize taşıyabileceğimizden daha ağır bir yük bıraktınız.

“Yazımızı kışa çevirdin 
Bak gözümüzden akan yaşa”

Bunlar son olsun diyeceğim, öyle bir  temenni de bulunacağım ancak son olamayacağı korkusunu iliklerime dek hissediyorum.
Bir yanlış var diyorum!  Hepimiz burada bir yanlışın olduğunu biliyorsunuz.
Durun ve kendinize, aynaya bir bakın! Bu yol çıkmaz! Bu yol kötü
Eylüllere de Leylalara da kıymayın artık efendiler!
  
 

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
747 gün önce
761 gün önce
800 gün önce
956 gün önce
992 gün önce
999 gün önce
1018 gün önce
1032 gün önce
1039 gün önce
1064 gün önce
1100 gün önce
1144 gün önce
1158 gün önce
1201 gün önce
1222 gün önce
1243 gün önce
1316 gün önce
1387 gün önce
1401 gün önce
1412 gün önce
1613 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=