Lütfen bekleyin..

İbrahim Rüzgar

ADALET

11 Ekim 2018, 14:45 - Okunma: 204

İnsanlık tarihiyle eş zamanlı olan bu kavram, gerek kişiler arasında, gerekse de insan ve egemen iktidar arasında en çok mevzu bahse konu olan bir kavramdır. Hak ve haklılıkla da kullanılan bu kavram en yalın haliyle şöyle tarif edilebilir; hak ve haklılığı temel alan, hakkın tecelli edilip, haksızlığın yine belli hukuk kurallarıyla bir karşılık bulması durumudur.
Eski çağlardan beri gerek din büyükleri, gerek düşünürler gerekse de toplumun idarecileri bu konuyla yakından hemhal olmuşlar. Farklı betimlemelerle ve açıklamalarla hitap ettikleri kimseleri bu konu hakkında bilgilendirmeye çalışmışlardır. Örneğin; eski yunan filozoflarından Platon’a göre adalet; “en büyük erdemdir ve egemen iktidarın temel davranışıdır”. Yine Çinli düşünür Konfüçyüs “Devletin hazinesi adalettir” diyerek İslam Halifesi HZ. Ömer’in “adalet mülkün temelidir” sözünü destekler mahiyette beyanda bulunmuştur. Yine Büyük Timur imparatorluğunun kurucusu Timur (Timurlenk) “ülkeler kılıçla alınır, lakin adaletle muhafaza edilir” diyerek bir ülkenin bekasının temel prensiplerinin en mühiminin adalet olduğunu bize söyler.  
Üniteryen din adamı ( Tanrının birliğini savunan, teslis inancını reddeden, Hz. İsa’nın insan olduğunu savunan sonrasında da Luther’in Reform hareketinin öncüsü sayılan mezhep ) Channing der ki; “adaleti, yüksek bir kanun olarak kabul etmekten vazgeçen millet, bu felaketini hiçbir başarı ile telafi edemez”.  Evet, tam olarak da bu diyebiliriz. Ekonomik, politik, savunma sanayi vs. gibi alanlarda güçsüz olunabilir ve bunların hepsi çok çalışarak telafi edilebilir yalnız bir yerde adalete olan güven duygusu sarsılmışsa, egemenlerin veya güçlünün adaleti geçerli oluyorsa o vakit o memleket güçsüz olur, dış ve iç karışıklıklara açık hale gelebilir.
Büyük İslam medeniyetinin birer ferdi  ve memleketi olduğumuza göre; Dünya’ya yeniden bir nizam vermek gibi bir hayalimiz, bir çabamız var ise mutlak surette bize bu ilahi emirleri veren Yüce Allah’ın sözlerine göre davranmak, ona göre hareket etmek zorundayız. Peki, Yüce Yaradan bize adalet ile ilgili ne gibi emirler verir? Bir kaçını hatırlatarak devam edelim.
 Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.(Nisa 135)
Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.(Nisa 58)
Peki, şimdi soralım kendi kendimize; mademki ilahi emirler var, mademki geçmiş yaşantılardan edinilen deneyimler var, mademki hepimizin diline pelesenk olmuş bu kavram var, kaçımız bu hükümlere göre davranıyoruz, kaçımız bu hükümleri önemseyen, önceleyen kimselere destek vermektedir. Kaçımız işimiz gücümüz yerindeyken susup, canı yandığında ses çıkarıyor? Hangi büyüğümüz adaletle hükmetmediğinde onu uyarabiliyoruz? Kaçımız edindiğimiz makam ve mevkilerin korkusu yüzünden sus pus olup münafıklık alameti gösteriyoruz.
El cevap: Hepimiz!
El cevap: Hiçbirimiz!
Şimdi birkaç temel soru sorup herkesi kendi vicdanıyla baş başa bırakıyorum?
Soru 1: Adalet herkese eşit midir?(Ali’ye Ayrı Veli’ye ayrı mıdır?)
Soru 2: Adaletin herkesi denkleştirici bir etkisi kalmış mıdır?(Herkes adalet önünde denk midir yoksa hala statü ve güce göre mi sınıflanıyor)
Soru 3: Adaleti destekleyen hukuk kuralları herkese eşit işletiliyor mu?(aynı olay karşısında Ali başka, Veli başka mı değerlendiriliyor)
Soru 4: Adaletin tecelli etmesi gereken hukuk kuralları pozitif midir yoksa siyasi güce göre şekilden şekle girebiliyor mudur?
Sonsöz; ölüme ve ölümden sonrasına iman etmiş kimseler olarak önce kendimizden başlayarak, önce kendimizi düzelterek, önce kendimizi sorgulayarak yeniden, bir daha adalet istikameti üzere olmaya çalışacağız.  Unutmayınız ki mezarlıklar hemen yanı başımızda!
 

 

Etiketler : ADALET
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
25 gün önce
39 gün önce
838 gün önce
852 gün önce
891 gün önce
1047 gün önce
1083 gün önce
1090 gün önce
1109 gün önce
1123 gün önce
1130 gün önce
1155 gün önce
1191 gün önce
1235 gün önce
1249 gün önce
1292 gün önce
1313 gün önce
1334 gün önce
1407 gün önce
1478 gün önce
1492 gün önce
1503 gün önce
1704 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=