Lütfen bekleyin..

Seher Yavuz - Diyetisyen

RAMAZAN AYINDA BESLENME

14 Mayıs 2019, 12:55 - Okunma: 280

On bir ayın sultanı Ramazan, ruhumuzu, nefsimizi terbiye edip arındıracağımız bereketli bir ay.  

Peki bu ayda ruhumuzla beraber bedenimizi de arındırmak mümkün mü? 
Gelin yeme ve içme konusunda nefsimizi terbiye ettiğimiz bu günlerde sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzı haline getirelim. Ramazandan sonra da sürdürebileceğimiz sağlıklı beslenme düzenimizi oluşturalım. 
O zaman ramazan ayı için birkaç öneri ile sağlıklı yaşam tarzımızı oluşturmaya başlayalım.

1. Öneri : Sahur yapmayı ihmal etmeyin

“Sahura kalkmak berekettir. Bir yudum su içseniz bile onu terk etmeyiniz. Çünkü Allah sahura kalkanlara rahmet eder.” (Hadis-i Şerif)

Sahur oruç tutan kişinin beslenme ihtiyaçlarını karşılar. Oruç tutmaya sahurla başlamak ruhsal ve fiziksel olarak gün içinde sağlıklı kalabilmek için şart. Sahur yapılmadan tutulan oruç, zaten uzun olan açlık ve susuzluk saatlerini daha da uzatıp vücudumuz için bir risk oluşturmuş olur. Sahursuz oruç tutma alışkanlığınız varsa kesinlikle terk etmeniz gereken bir alışkanlık olduğunu unutmayın.

2. Öneri: Sıvı tüketimine dikkat!
Uzun sürecek oruç saatlerinde vücudun sıvı kaybetmesi kaçınılmazdır. Susuzluktan dolayı oluşabilecek baş dönmesi, sersemlik, baş ağrısı gibi şikâyetleri yaşamamak için iftar ve sahur arasında yeterli sıvı alınması gereklidir. Meyve, sebze, çorbalar gibi sıvı yönünden zengin besinlerle beraber 8-12 bardak su içmek oruçluyken sıvı kaybını minimize eder. Bununla beraber diüretik olan yani böbrekten atılırken beraberinde sıvı kaybettiren çay, kahve gibi besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. Susuzluğu uyardığı için yine turşu, ay çekirdeği gibi tuzlu besinlerden uzak durulmalı, yemekler az tuzlu yapılmalıdır.

3. Öneri: İftarda sakinliğinizi koruyun.
Evet haklısınız 16 saat boyunca ağzınıza tek bir lokma girmedi. Tek bir damla su içmediniz. Ve ezanı beklerken önünüzdeki yiyecekleri yemek için sabırsızlanıyorsunuz. Fakat sakin olun. Çünkü sakinliğinizi koruyamayıp hızlıca tabakları silip süpürmeye kalkarsanız yaşayacağınız mide rahatsızlıklarından, sindirim problemlerinizden ve alacağınız fazla kilolardan siz sorumlu olursunuz. 
Peki ne yapmak lazım?
Öncelikle bir bardak su 1-2 hurma ve bir kâse çorbanızı içtikten sonra 10-15 dakika mola vermeniz saatler sonrasında hareketlenen vücudunuzun yatışmasında elzem bir adım olacaktır.
Moladan sonra ana yemeği yemeğe hazırsınız. Fakat sağlığınız için bir kural daha; yavaş yiyin, lokmaları iyi çiğneyin. Ne yediğinizi bildikten, hissettikten sonra diğer lokmaya geçin. 

4. Öneri: Meyve ve sebzelere yer açın.
Ramazan ayı boyunca beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, birçok insanın daha az meyve ve sebze tüketmesi gibi sağlıksız bir davranış şekli oluşturuyor.  Fakat meyve ve sebzeler önemlidir ve öncelik listelerinde üst sıralarda yer almaktadır. Vitamin, mineral ve lif bakımından zengindir. Vücudun besin ihtiyaçlarını giderir, doygunluk hissine katkıda bulunur. En önemli etkisi ise ramazanda sık sık karşılaşılabilecek sindirim problemlerinin giderilmesine yardım eder. Tüm bu nedenlerden dolayı ramazanda çiğ veya pişmiş olsun günde en az üç porsiyon meyve ve sebze tüketilmelidir.

5. Öneri: Tatlı alımınızı azaltın.
Ramazan deyince çoğu insanın aklına sütlü tatlılar, baklavalar, künefeler, şekerli içecekler gelir. Fakat bu tatlılar bolca yağ, şeker içerdikleri dolayısıyla yüksek kalorili oldukları için tatlı alımınızı azaltmalısınız. Tabi ramazandan sağlıksız ve bolca yağlanmış bir vücutla çıkmak istemiyorsanız. Haftada iki defa kremasız kek, sütlaç veya muhallebi tüketebilirsiniz.

6. Öneri: Aktif kalın!
Ramazanda bilinenin aksine hareketli olmak şart. İnsanlarda “ne kadar az hareket, o kadar az açlık” mantığı söz konusu. Fakat bu durum gün içinde daha yorgun hissetmenize, dinlendikçe daha çok dinlenmek istemenize neden olur. En önemli problem ise –ramazanda sık sık karşılaşılan bir durum- sindirim sisteminiz çok yavaşlar ve kendinizi rahatsız hissedersiniz. Bu yüzden küçük küçük de olsa ramazanda fiziksel aktivite yapmak şart. Mesela iftara bir saat kala (kan şekerinizle ilgili bir probleminiz yoksa) hafif-orta tempoda bir yürüyüş yapabilirsiniz. Ya da iftardan 2 saat sonra yarım saatlik orta-hızlı tempoda yürüyüş yine yediklerinizi sindirmeniz ve gün içinde daha rahat hissetmeniz için iyi olacaktır. Teravihe gidiyorsanız eğer evinize uzak mesafedeki bir camiye yürümeyi tercih edebilirsiniz. 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
booked.net








>


.
Global site tag (gtag.js) - Google Analytics
Global site tag (gtag.js) - Google Analytics
google.com, pub-9586007965810530, DIRECT, f08c47fec0942fa0
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=