Lütfen bekleyin..

Abdurrahman Uçak

BİRAZ TEFEKKÜR

19 Mayıs 2020, 11:47 - Okunma: 48

Bizim yaştakiler bilirler ilkokul ve ortaokul sıralarında hocalarımız tabiatı “Canlı ve cansız varlıkların tümüne tabiat denir” diye tarif ederlerdi. Hâlbuki Allah-u Teâlâ, kâinatı öyle düzen ve intizam içinde yaratmış ki; yaratılışından bu yana bu sistem hiç değişmeden devam etmektedir. 

Bizim cansız gördüğümüz duran cisimler kendi içinde hareket ediyor olması bize gösteriyor ki hiç birisi sebepsiz yere yaratılmamış. Hepsi de Allah tarafından görev yüklenmiş varlıklardır. Bize göre bunların aklı yok düşünemez veya söylemlerde bulunamazlar.  Ancak ne hikmetse biz bilgisayarımızda veya akıllı telefonumuzda bu maddeleri meydana getiren atomlara talimat verdiğimizde hepsini eksiksiz yerine getiriyor. Engelsiz olarak bizim resim ve mesajlarımızı eksiksiz ve aracısız bir uçtan öbür uca götürebiliyor.  Bu varlıkları meydana getiren atom veya diğer adıyla maddenin en küçük parçaları zerrecikler kendi içinde hareket etmekte, Allah’ın onlara verdiği vazifeleri yerine getirmekte ve lisanı halleriyle onu zikretmektedirler.   

Güneş sistemine baktığımızda Allah hepsine bildiğimiz ve bilmediğimiz vazifeler yüklemiş. Dünya bizim yaşam yerimiz ay ve güneş birisi gündüzü diğeri gecemizi aydınlattığı gibi ay olmadan meyveler olgunlaşmaz güneş olmadan rengi ve tadı olmaz. Üstelik bu vazifeleri yerine getirirken hareket içinde hareket içinde hareket yapıyorlar. Yani üç hareketi birden yapıyor hem de boşlukta ve mesnetsiz bir şekilde. Dünya, ay ve diğer gezegenler hem kendi etrafında hem de güneşin etrafında dönüyorlar. Ayrıca güneş sitemiyle beraber doğrusal bir hareketle saman yolu galaksisine doğru üçüncü hareketi yapıyorlar. Bu hareket içinde hareketi yaparken dünya 23 derece yatık bir şekilde kendi etrafında saatte 1670 kilometre güneşin etrafında da 108 000 kilometre hızla yapıyor ve biz bunu hissetmiyoruz. 

Dünya 23 derece değil de 22 derece olsaydı, ateş kütlesi olurdu. Eğer 24 derece olsaydı, bir buz kütlesi olurdu. Ancak Allah onları bizim ve kâinattaki bütün varlıkların emrine vermiş ve bu mevcut haliyle yaratarak onlara birçok vazifeler yüklemiş. Bu vazifeleri eksiksiz yerine getirirken lisan-ı halleriyle de onu zikir etmelerini emretmiş. Allah’ın en üstün varlık olarak yarattığı bizler acaba bize bu kadar nimeti bize veren bütün yaratıkları bizim emrimize veren yüce Allah’a şükür babında ne yapıyoruz. Bunu sorgulamamız gerekir diye düşünüyorum inşallah bu mübarek Ramazan Ayı buna vesile olur inşallah.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=