Lütfen bekleyin..

Hasan Şerefoğlu

NERDE O ESKİ BAYRAMLAR!

22 Mayıs 2020, 11:38 - Okunma: 589

Çocukluk yıllarımızda, öncelikle güzel, yeni kıyafetler alınacağı için bayramları iple çekerdik. Bayram günlerinde, bırakın konu komşuyu, yedi mahalleyi turlardık. Kapıları çalar, bayamınız kutlu, şekeriniz tatlı olsun der, şekerleri torbaya, harçlıklarımızı cebe indirirdik. herbirimiz üç beş kilo şeker toplardık. Her hane, çocuklar için istisnasız bir kaç kilo şeker alırdı. Bayramın bir güzel tarafı da, her evde bolca nefis yemekler yapılırdı. Yemekler sadece ev halkına değil, ziyarete gelen akraba, konu komşu herkese ikram edilirdi. Çatkapı bayramını kutlamak için uğradığımız yabancı bir evde baklava şerbet ikram etmeden sizi bırakmazlardı. Köylüler evde pişirdikleri yemekleri köy odasına gönderir, tüm köy toplanıp birlikte orada yemek yerdi. Muhabbet, neşe, şakalaşma, saygı sevgi o günü unutulmaz kılardı. Uzun zamandır birbirlerini görmeyenler bayramlarda görüşme imkanı bulur Sıla’yı Rahimde bulunurduk. Sokakta gördüğümüz yaşlı teyze ve amcaların ellerini öper hayır duası alırdık. Saçlarımızın okşanması bile bize mutluluk verirdi. Anlayacağınız toplumsal dokumuzun en güzel örnekleri sergilenirdi. 

           Biz mi büyüdük, bayramlar mı farklılaştı bilemiyorum; ama galiba bayramlar anlamsızlaştı, bayram olmaktan çıkarıldı. Çekirdek Aileye dönüldü, mertlik bozuldu. İnsanlar birbirlerini ziyaret etmez oldu. Bırakın uzak akraba, konu komşu, yakın aile bireyleri bile birbirlerini sormaz oldu. Öyle bir hale geldik ki! Torunlar dede ve nenelerini sormaz oldu. Büyükleri ziyaret etmek, ellerini öpmek, hayır dualarını almak tarihe karıştı. Bu bizim büyümemizle ilgilidir diyebilirsiniz, sanmıyorum. Bizim küçükken bayrama günler kala yaşadığımız heyacanı, günümüz çocukları yaşamıyor. Bayramlar normal tatil günlerine döndü. Öyle ki! Bayram tatili uzatılsa da sahillerde güzel bir tatil yapabilsek anlayışı topluma hakim oldu. Bayram ve tatil eşitlenir hale geldi. Ziyaretler bitti, hatta ziyaretler anormal karşılanmaya başlandı. Bayramları önceleri telefonla, sonra mesajlarla geçiştirmeye başladık. Kanaatimce gün gelecek bayramları telefonla bile kutlamak bir nimete dönüşecek. Hayat koşulları, ekonomik göçler, bireyselcilik ve kapitalist sistem tüm hayatımızı yalnızlaştırdığı gibi, bayramlarda da bizi yalnızlaştırmaktadır. Metropollerde zor olsa da bazen çoçukları oturduğumuz apartmandaki konu komşuya bayram için gönderiyorum. Ama nafile bir iki komşuyu ziyaret edip geri dönüyorlar. Her iki Bayram’da şeker alıyorum ki ziyaret gelen eş dosta ve özelikle çocuklara ikram edeyim. Batı’da genelde Kurban Bayramında şeker almazlar. Gün boyu kurbanla uğraşılır yorgun argın eve dönerler. En azında çocuklar konu komşuyu ziyaret edebilirler. O toplumsal hazzı tatmalılar. Ama nafile. Kapıya gelen her çocuğa mutlaka harçlık verelim ki  çocuklar bayramların tadına erişsin, insani ve toplumsal duyguları gelişsin. Bakın şu ev bize para verdi deyip çocukların ilgisini ve dolayısıyla ziyaretlerini teşvik edelim. İnanın merhamet, Sıla’yı Rahim duygularını artıracaktır.  Bu bayramın sizlere, ailenize, islam ümmetine ve tüm insanlığa barış mutluluk ve refah getirmesi temennisiyle...  HAYIRLI BAYRAMLAR
 

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1316 gün önce
1528 gün önce
1699 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=