Lütfen bekleyin..

Seyfi Elçiboğa

Tesbih Tanesi (2)

19 Ekim 2020, 15:08 - Okunma: 441

     Bir saat sonra Yavuz Başkomiser ile Batuhan Müdür tesbihi masaya koymuş, mercekle incelemişler. Batuhan Müdür: "Kimmiş lan bu adam?" diye sormuş. Yavuz Başkomiser: "Zararsız bir hurdacı." demiş. "Çok gördük zararsızını, bu ibne nerden bulmuş bunu öğrenin anlarız." demiş. Yavuz Başkomiser: "Emredersiniz efendim!" diyerek müsaade isteyip ordan ayrılmış.

     O gece Yusuf abiyi sorguya almışlar. Ama bu defa biraz sert davranmışlar. Sonra Yavuz Başkomiserin huzuruna almışlar. Komiser sormuş: "Yusuf, bırak bu işleri. Nedir senden çektiğimiz?" Yusuf abi: "Komserim ben ne yapmışım? İllahi de bir kaza oluyor, haram malı getirip bana satıyorlar." demiş. Komiser: "Helal iş ise sen bu tesbihi nasıl alabildin böyle?" demiş. Yusuf abi: " Almamışım. Maneviyatı vardır, yadigardır." demiş. Neyse ki onu salıvermişler. 

     Yavuz Başkomiser durumu müdürüne anlatmış. Batuhan Müdür: "Yok mu bunun kaçak maçak işleri? O tesbihi istiyorum, bir yolunu bulup onu bana alacaksın." diye kükremiş. 

     Yusuf abiyi bir kaç kez sebepsiz yere göz altına almışlar. Bir gün polis memuru Ökkeş: "Yusuf, bu tesbihi bana satacaksın!" demiş. Yusuf abinin yüreği sıkışmış: "Amirim, daha iyisini bulup sana getireyim ama bu tesbihin maneviyatı büyüktür. Veremem." diye cevap vermiş. Bu şekilde baskıyı sürdürmüşler. Sonra başka bir gün ifade alırken Ökkeş: "Bak Yusuf, ben Antep'in yörüğüyüm. Bize Barak derler. Biz de buğday başağı gibi yiğit yetişir. Bilirim, bizde de hediye, kimselere satılmaz. Ha hediyeyi satmışsın, ha da namusunu. Sana da kanım ısındı. Belli delikanlı adamsın. Ama Emniyet Müdürü senin tesbihe göz koymuş. Sana bu saatten sonra huzur yok. Düşün, taşın, kararını ver" demiş. Yusuf abi bu duruma çok kızmış: "Git o müdürüne de ki o bu tesbihin bir tanesi bile etmez biriymiş. Tesbih mesbih yok ona." demiş. 

     Bu sözleri Batuhan Müdüre nasıl aktarmışlar bilinmez. Bir kaç gün sonra Yusuf abinin dükkanını polisler basmış: "Burada çalınmış telefon kablosu varmış, ihbar aldık." demişler. Sonra her tarafı sebepsiz yere dağıtmaya başlamışlar. Yusuf abi meseleyi anlayıp ses etmemiş ama o sırada hurda toplayan çocuklardan biri, kendini bilmez bir polis memuru tarafından sebepsiz yere tokatlanınca Yusuf abi dayanamayıp bağırmış: "İmansız,  ne vuruyorsun bacak kadar çocuğa?" Sonra ortalık karışmış. Yusuf abinin üstü başı perişan olmuş. Elbiseleri yırtılmış. Ancak nezarete alırlarken üst başı aranıldığı esnada fark etmiş ki tesbihi cebinde değilmiş. İşte o anda Yusuf abi yere çöküvermiş. Kaybettiği şeyin sadece tesbih değil onuru ve tüm maneviyatı olduğunu kavramış. İki polis memuru onu kollarından tutup nezarete atmışlar. Sabaha kadar iç çekerek ağlamış. Sabah da ifadesini alıp salıvermişler. İfadesi tek bir kelimeden ibaretmiş: "İmansızlar!" 

     Sonra ne mi olmuş. Şehirdeki söylentilere göre Batuhan Müdür, tesbihi üniversitedeki bir akademisyene incelettirmiş. Püskül hariç beş yüz yıldan eskiymiş. İçindeki böcek ve yaprak kalıntılarından anlaşıldığı kadarıyla Baltık Denizi kıyılarında, muhtemelen Polonya'da bulunan kızıl çam reçinesi fosili bir kehribardan yapılmış. Osmanlı işi ustalıkla yontulmuş, pek kıymetli bir tesbihmiş. Bir davette tesbihini sergileyen Batuhan Müdür ile hükümetin partisinin il başkanı küfürleşmişler. İl başkanı Batuhan Müdür'e: "Sen Arapça bilir misin Müdür?" diye sataşmış. "Oku bakayım sikkenin üstünde ne yazıyor?" diye sormuş. "Allah'a benziyor ama emin değilim " demiş Batuhan Müdür.  Bunun üzerine il başkanı: "Kör müsün!? Lam ve Ha harfleri onlar. Latif Harman'ın baş harfleri. Kuyumcu Kamil'in çırağına yaptırdım. O tesbih benim. Yazlık villa parası ödedim o tesbihe. Kuyumcu Kamil şahit demiş. Sonra hırsızlık, arsızlık, küstahlıkla birbirlerini suçlamışlar. 

     İki gün sonra Emniyet Müdürü darbeci bir örgüte yardım yataklıktan göz altına alınmış. Kimin ihbar ettiği bilinmiyor ama tesbih nasıl olmuşsa Latif Harman'ın eline geçmiş. Bir hafta sonra bu defa benzer sebeplerle Latif Harman göz altına alınmış. İkisi de tutuklanmış. 

     Tutuklanma kararı açıklandığı esnada belediye başkanı valiyi ziyaretteymiş. Olan biteni izah etmiş. Meğer il başkanı karısını başka bir kadınla aldatıyormuş. İkinci kadını karısına kabul ettirmeye çalışırmış. Bu durumu sindiremeyen karısı, eşinin çok para vererek aldığı ve elinden bir türlü düşürmediği tesbihini intikam amacıyla parçalayıp çöpe atmış. Nasıl olmuşsa tesbih bir hurdacıda ortaya çıkmış. Emniyet Müdürü de makamını kullanarak bir hileyle tesbihi ele geçirmiş. Vali dinledikleri karşısında hayretler içinde kalmış. 

     Dün, Yusuf abinin dükkanının önünde kırmızı plakalı bir makam arabası gelip durmuş. Vali Bey, hanımı ile beraber Yusuf abinin dükkanına misafir olmuş. Oturup birer kahve içmişler. Yusuf abi, pahalı kıyafetleri ile kirli tabureye oturmaktan rahatsız olmayan devletin valisinin önünde utançtan iki büklüm olmuş. Yusuf abi, apar topar beni çağırttı. Koşup vardım. Korumalar üstümü arayacak oldular, vali bey eliyle bırakın işareti yaptı. "Hüseyin sen misin?" dedi. "Evet, benim sayın  Valim!" diye cevapladım. Benden tiksinmedi. O da, eşi de, bana Yusuf abim gibi şefkatle baktılar. "Çok mu seviyorsun Yusuf abini?" diye sordu. Evet, çok seviyorum manasında kafa salladım.  Sonra kalkıp gittiler. Giderken Yusuf abiye emanetini geri verdiler. Yusuf abi bir bana bir de kehribara baktı. Pala bıyıkları inceden inceye bir tebessümle babacan yüzüne yayıldı.

     İşte anlatacaklarım bundan ibarettir.  Bir tesbih tanesi etmeyecek insanlar paket oldular, şu anda zeytin çekirdeğinden tesbih yapmakla meşguller. Çekçekimle adımlarımı saya saya 45'inci konteynere her gidişimde aklıma düşer, gülümserim. Bana baktığınızda benim hakkımda ne düşündüğünüzü gözden geçirmenizi isterdim. Çünkü etrafınızdaki herkes ilk bakışta çok temiz ve titiz görünebilir. Bazıları pisliğini iyi saklasa da  kimin ne kadar kirli olduğunu ancak pisliği ortaya çıktığında anlayabiliriz. 

(Kişiler ve olaylar gerçek dışıdır.)

Seyfi Elçiboğa 

seyfelseyf@gmail.com

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
4 saat önce
15 gün önce
50 gün önce
74 gün önce
125 gün önce
126 gün önce
127 gün önce
152 gün önce
155 gün önce
162 gün önce
169 gün önce
172 gün önce
197 gün önce
288 gün önce
296 gün önce
322 gün önce
323 gün önce
324 gün önce
345 gün önce
429 gün önce
456 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=