Lütfen bekleyin..

Seyfi Elçiboğa

ŞİŞKO BEYİN

08 Mart 2021, 17:19 - Okunma: 337

Vefat paylaşımına baş sağlığı diledin, deniz kıyısındaki arkadaşın görseline "iyi eğlenceler" yazdın, politik bir videoya kızgın surat ekledin, komik bir alıntı cümlesine kahkaha surat bıraktın... Birbirine karşıt duyguları art arda gerektiği için yansıtırken hissizliği deneyimledin. 

Biyo algoritma olarak var olurken bilinç, zihinsel her duygulanıma bedensel bir tepkimeyle eşlik eder. Zihin acı hissettiğinde beden zihne; kasılmayla gelen gözyaşları, kalp ritminin düşmesi, hormon dengesinin bozulması, bazı organların işleyişinde beliren aksamalar ile eşlik eder. Zihin, neşe hissettiğinde beden zihne gevşemeyle gelen kahkaha ve hormonlarla ortaya çıkan zindelik ile eşlik eder. 

Hissizlik bedenin zihne eşlik etmeyi bırakmasıdır. Hissizlik, bilincin çalışmayı bırakarak donuklaştığı anda ortaya çıkar. Donuklaşma alıklaşmadır, tembelliği kondurur. Bilincin tembelliği nihai olarak güdümlülüğe dönüşür. Güdümlülük, bilincin kontrolünü yitirişidir. Narkotiktir, buna ekran bağımlılığı da denir. 

Ekran bağımlılığı, radyo ve TV bağımlılığından bilgi çeşitliliği ve zenginliği ile ayrılır. Zihin, ekran karşısındayken adeta dolu taneleri biçiminde yağan bir fırtınaya tutulmuş gibidir. Zihin, ne aradığını bilmeden, ne zaman biteceği belirsiz bir seyahat halindedir. Bir duygudan başka bir duygu haline, bir bilgiden başka bir bilgiye gezinir durur. Her bilgi somunundan bir ısırık alır, çiğnemeden yutulan lokmalar ile şiştikçe şişer. İşte ben buna şişko beyin diyorum. 

Her konuda cümle düzeyinde bilgi sahibi olan ancak bir cümleyi bir paragrafa dönüştürecek derinlikten yoksun şişko beyinliler, günümüzde sanal dünyadan beslenip topluma yayılmış hakim yığınları oluştururlar. Toplumda müstehcenlik, nefret ile şiddet söylemleri, ifşa, teşhircilik ve pazarlamanın rekabetçi teklifsizliğiyle tam bir keşmekeşlik yaşanıyor. Keşmekeşliğin bulandırdığı zihin zayıflar, böylece kontrolü kolaylaşır. Artık kendi kendini kontrol eden bir toplum vardır. Veri bankaları yeni iktidar merkezleri olurlar. Her hareketi kayıt alına alınan kullanıcılar ile toplum artık bilincine kadar sömürülür. Neyi istemesi gerektiği ve neyi hissetmesi gerektiğine veri hükümdarları karar verir. İstismar edilmedik hiç bir şey kalmaz. İnsanın yaşadığı çaresizlik tüm zamanların zirvesindedir. Hayatı sorunlarıyla beraber kabulleniriz.Şöyle düşünürüz: hiç bir şey düzelmeyecektir, iyi olan yoktur, hayatta kalmak için önce kendini düşünmek tek çıkış yoludur; umut, evrenimizi terk etmiştir. Böyle bir toplumun kültürü kültürsüzlük olur. Yaşam ise taklit etmek, benzetmek ve modellemekten başka bir şey değildir. Sahtelik, perdeleme o kadar yaygındır ki sahi olanı ayırt etmek güçleşir. Bu gidişin insanlığı ulaştıracağı yaşamı hayal edebilir miyiz? Varacağımız yer bir durak mıdır, yoksa sondan önceki durakta mıyız?

Mutluluk, bir yanda yoksulun yoklukta deneyimlemek isterken çektiği ıstırap ile beri yanda varsılın varlıkta yitirdiği hazzın yol açtığı can sıkıntısı arasında cendereye sıkıştırılır. Mutluluk, hissizleşme ile beraber toplumdan uzaklaştıkça yaşam alanları ekran bağımlısı ölülerin gezinti sahası olur. 

Kitaplara olan yabancılığınla, uzun süreli videolara olan tahammülsüzlüğünle, uzun yazılara karşı gelişen isteksizliğinle, doğruluğu teyit edilmemiş adeta çöp yığınını andıran, sayısızca defa tahriş edildiği için ucubeye dönüşmüş çıktılarla zihnini zehirliyorsun. Ekrandan çıkışın yolu mağaraya dönüş değildir. Şişip duran şişko beynin beslenme düzenine bıçak vurmak zorundasın. Ekran üzerinde kayak yaptırdığın parmağı dinlendirmek için bazen mutlak yalnızlığa ihtiyacın var. Huzur, bir sonraki paylaşımı da izlemende değil. Zafer, oyunun bir sonraki evresine de ulaşabilmende değil. Huzur da, zafer de ekranı kontrollü kullanmada; arada bir çıkılan inzivada. Derin tefekkür hali zihnin kendi kendisini onarmasını sağlar. Ekran ile birlikte daha kontrollü bir yaşamın, yitirdiğin duyguları geri kazanman ile seni daha iyi hissettireceğini göreceksin. En gürültülüsünden kahkaha, en sahisinden üzüntü, en ateşlisinden öfke zihnini özgür bırakmanın ardında seni bekliyor.

Seyfi Elçiboğa
seyfelseyf@gmail.com

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
3 saat önce
15 gün önce
50 gün önce
74 gün önce
125 gün önce
126 gün önce
127 gün önce
152 gün önce
155 gün önce
162 gün önce
169 gün önce
172 gün önce
288 gün önce
296 gün önce
322 gün önce
323 gün önce
324 gün önce
337 gün önce
345 gün önce
429 gün önce
456 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=