Lütfen bekleyin..

Mekiye EKMEN

ÖLÜMÜN SOĞUK YÜZÜ

13 Eylül 2021, 15:01 - Okunma: 897

Bu yazımı, 21 Haziran 2021 günü kaybettiğim anneme ithafen yazdım. Annemin ve tüm ölmüşlerimizin ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Kapımızı çalacağını hiç düşünmediğimiz ölüm maalesef bir gün kapımıza dayanacak. Ölüm insanların bulunduğu her coğrafyada var, ondan kurtuluş yok. İnsanoğlu bunu bir türlü kabullenemiyor, ölüm yokmuş gibi yaşıyor. Bir yazarın dediği gibi: “Ne ala böyledir de ölüme kimse inanmaz hala. Ne tabutu taşıyan ne toprağı kazan”.

Düşünsenize; bazılarımız yaşasa, bazılarımız ölseydi ne dayanılmaz bir acı olurdu ölüm. İşte Allah’ın adaleti burada da tecelli ediyor.

Dua ısrar edince, nasip hak edince, ölüm ecel gelince vuku bulur.

“Rabbim hiç kimseye genç acısı yaşatmasın sıralı ölüm nasip etsin”. Bu sadece içimizden gelen bir dua ama maalesef bu böyle olmuyor Allah katında. Biz bilemeyiz Allah bilir ölümün ölen şahıs için ne kadar hayırlı olduğunu. Zamanı geldiğinde genç, yaşlı gözetmeksizin alır katına. Biz kalanlar için dayanılmaz acılar, pişmanlıklar ve vicdan azapları… Ölüm her ne yaşta olursa olsun acıdır. Hele birebir tanık olursan sevdiğinin ölümüne… Ölümün soğuk yüzüyle karşılaşırsın ne olduğunu bilmeden . Saatlerce bir boşlukta afallayıp duruyorsun ne olduğuna anlam veremeden.

Neydi ölüm? Bu kadar basit miydi? Ya sonrası sonrasında ne oluyor? Bilemezsin. İlk anlam veremediğin acın ve boşluğa düşüşün orada başlıyor.

Neydi ölüm? Bir saat önce konuştuğun diri, renkli bir beden… Bir saat sonra kupkuru, renksiz beyaz bir çarşafa sarılmış, gözlerinin feri sönmüş bakışlarla anlamsızca sana bakması…

Neydi ölüm? Bir hastahane köşesindeki morgda, başucunda hiç kimsen olmadan …

Neydi ölüm? Bir cenaze arabasında, sonrası bir camide yıkanıp musalla taşına konmak… İki rekât namazın ardından apar topar toprağın bağrına salıverilmek; can ciğer evlatların, kardeşlerin, dostların, akrabaların birkaç damla gözyaşından sonra arkasına dönüp toprağa gömülme anını düşünmeden rutin hayatlarına kaldıkları yerden devam etmek…

Neydi ölüm? Bu kadar mıydı ölmekle yaşam arasındaki son ve anlamsız çizgi?
 
Bir yazarın dediği gibi: “Ölüm ne renktir; mezar kadar siyah, gökyüzü kadar beyaz mı”?

Sadece ölen mi gömülür? Her gömülen, yanında onlarca sevdiğini de götürür acısıyla, tatlısıyla bir yığın hatırasıyla.

İnsan yaşarken de ölebilir mi? Mümkündür bu. Önce hayalleri, sonra umutları ve onu umursamayan insanları; daha sonra kendisi kapatır kendini, önce ruhunu, sonra beynini… Alzaymır diyorlar bunun adına. Yaşayan ölü olur ölmeden. Hatırlamak istemez yaşadığı acıları, onu terk eden insanları. Ya ölünün ardındaki yaşayanları?
 
Gözünü aç ey dostum! Sözüm ona, yaşattığını yaşayacaksın. Aynı senaryo ile olmasa da aynı acılar olacaktır. Allah’ın terazisi şaşmaz. Eski bir Acem şairi diyor ki: “Ölüm adildir, aynı haşmetle vurur padişahı da fakiri de”. 

Ölümünü bilen tek canlı insanmış, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar. Ölümün, soğuk yüzünü bir gün ona da göstereceğini hesaba katmaz. Malın, mülkün, şaşaalı yaşamın, paranın ölüm karşısında ne kadar aciz olduğunun bu son dönemlerde sanırım ki herkes farkında. Bir deprem, bir virüs, bir yangın ya da bir kaza sonucu, bazen de doktorların deyimiyle, bir kalp ve solunum yetmezliği ile aldığın nefesi artık alamıyorsun.

Hayatını kaybeden insanlar belki birbirileriyle küstüler, belki o an çok mutluydular, belki de çok hüzünlüydüler, belki akşama planları vardı, belki de bir buluşmadaydılar son buluşmalarının ölümün soğuk yüzünü olabileceği hesaba katmadan haftalar öncesinde planlayarak.
 
Evet, sevdiklerimize sahip çıkalım. Gidenin telafisi yok. 

Yazıma son verirken Özdemir Asaf’ın ölümle ilgili yazdığı bir şiiri paylaşmak isterim:

“Ölüm; ben onu çiçeklerle giderken gördüm.
Ölüm; ben onu yaşamları bilerken gördüm. 
Obur doymazlıklarını obur açlıklarında.
Ölüm; ben onu, varlıkları silerken gördüm. 

Ama bir de yokluğun ve yüreğin önünde.
Ölüm; ben seni utanç ile titrerken gördüm.”

Sağlıklı bir ömür geçirmeniz dileğiyle.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=