Lütfen bekleyin..

İbrahim Rüzgar

Kaybedeceğiz… Ölerek kaybedeceğiz, eksilerek kaybedeceğiz.

26 Temmuz 2015, 16:51 - Okunma: 1732

Ve tren kalktı… Beraberinde umudu, barışı ve insana dair ne varsa yüklenerek kalktı. Menzilde kan, öfke ve gözyaşı var. Bir Ortadoğu bataklığına doğru, savaş cehennemine doğru.

Beraber yolcu ettik, el birliğiyle yani. Herkes çıkınından bir şeyler koyarak, suç ortağıyız anlayacağınız. Bilemeden kıymetini barışın güzelliğinin, göremeden yanı başımızda Suriye trajedisini. Körce, aptalca vahşice bir hesap uğruna sürdük namluya ölümü, öldürmeyi, yıkımı…

Kandan kınanızı yakın şimdi ey savaş çığırtkanları

Bir ağız dolu kahkahalarla gülüyorken siz bize

Bizde; bizden olana doğrultalım namluları

Kaybedeceğiz… Ölerek kaybedeceğiz, eksilerek kaybedeceğiz.

Umudumuz yeni yeni filizlenmişken, barışın ve kardeşliğin meyvesini alamamışken daha, bir anda tekrar şiddetin ve ölümün soğuk eline teslim ettik umudumuzu. Umudumuzu çaldınız, elimizdeki en değerli şeyimizi yani. Karabasanla uyandırdınız bizi. Kötü uyanışlarımızın, tedirgin bekleyişlerimizin sebebi, annenin hüznü, çocuklarımızın umutsuzluğu oldunuz. Bizi en olmaz yerimizden bir daha vurdunuz.

Karamsar bir tablo çizdiğimi biliyorum, lakin bu coğrafyada yaşanılmış acıları bildiğim ve yaşadığım için, acının rengini, ölümün hüznünü, acının öfkesini tanıdığım için, bir daha onları yaşamak istemediğim için,  yüreğe dokunsun diyedir bunlar. Yüreğe dokunsun ki bir daha düşünsün elinde silah olup kardeşini öldürmesin diyedir. Yüreğe dokunsun ki annesi bilsin düşman bellediğini, kardeş olduğunu, öldürerek harelendirdiğini bilsin bu lanet savaşı. Yüreğe dokunsun ki öldürerek savaşın kazanılmadığını, barışın kaybedildiğini bilsin. Yüreğe dokunsun ki, yüzyıllık bir barış görüşmesinin, diyalog masasının bir saatlik savaştan daha iyi olduğunu bilsin. Bilsin ki düşman bellediğinin insan olduğunu, insanın en değerli varlık olduğunu, insanın topraktan ve kutsal saydığı bütün değerlerin en kutsalı olduğunu, bilsin; insansız ve nefretle inşa edilmiş bir coğrafyanın işe yaramazlığını…

Ey insanlar,  öldürmeyin!

Muhattap aramıyorum bu yazıya çünkü hepimizedir bu çağrı. Siyasi erke, devlete, orduya, PKK’ye, Kürde, Türk’e, aydına, köylüye, yazara, çizere, klavye silahşörüne, ırkçılık hastalığına tutulmuşa Kendini mutlak haklı hissedene, ezilmişe, hakkının gasp edildiğine inanana, aldatılmış hissedene ve sana ve bana, bize ve herkesedir bu çağrı;
Bizler tedirgin, bizler endişeli, bizler her an ölümün gölgesi altında yaşamak istemiyoruz. Bizler siyasetin, diyaloğun, hoşgörünün ve birlikte yaşamın gölgesi altında, insanca, kardeşçe yaşamak istiyoruz. Bizler savaş dilini inkâr ediyor ve istemiyoruz. Siyasi hesaplarınız yüzünden bu ülkenin çocuklarının ölümünü istemiyoruz. Bizler iki halkın sorunlarını konuşarak, meclis çatısı altında çözülebileceğine inanıyor ve böyle olmasını istiyoruz. Bizler sorunun muhattabı olarak elinde silah tutanları değil, silahını indirmiş ve konuşmaya hazır kimselerin olmasını istiyoruz. Bizler sınırları ret ve inkâr ediyoruz. Hükümetin Kobani, Suriye ve İşid politikalarını da, PKK’nin silahlı eylemlerini ret ve inkâr ediyoruz. Bizler silahsız bir çözümün olabileceği inancındayız. Bizler Kürtlerin kazanımlarını önemli olduğunu görüyor, yapılması gereken daha çok şeyin olduğunu biliyor ve istiyoruz. Bizler devletin 90’lı yıllardaki baskıcı, güvenlikçi otoritesinin tekrar bir savaş ortamı hazırlayacağını biliyor ve bunu ret ediyoruz. Bizler bu saatten sonra silahlı bir mücadelenin kardan daha çok zarar getireceğini biliyor ve taraflara görece bir huzur ortamına tekrar geri dönülmesi çağrısında bulunuyoruz. Bizler taraflara halklar üzerinden elinizdeki silahları ayrıştırıcı bir unsur, bir gözdağı olarak kullanılmasını ret ve inkâr ediyoruz. Bizler tarafların öz eleştiri vermelerini, aklıselim düşünmelerini, bu halkların geçmişini ve yaşadıkları acıları tekrar düşünmelerini istiyoruz. Bizler HDP’nin siyasi risk alıp bu işin siyasetle çözülmesi gerektiğini hem seçmen tabanına hem de Kandile söylemesini ve onları ikna etmesini istiyoruz. Bizler AK partinin ülkenin huzurunun ve refahının bir seçim kazanıp kaybetmekten daha değerli olduğunu hatırlatmak isteriz. Bizler Türkiye’nin Ortadoğu cehennemine girip, enerjisini ve çocuklarını heba etmesini istemiyoruz.

Bu çağrı bazılarınıza duygusal ve ayakları yere basmayan bir çağrı olarak gelmeyebilir ama hala bir umut ışığı taşıyan yüreklerin var olduğunu, vicdanını savaşa ve ölüme teslim etmeyen kimselerin varlığını bildiğim ve inandığım içindir.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
163 gün önce
226 gün önce
334 gün önce
373 gün önce
422 gün önce
439 gün önce
453 gün önce
1252 gün önce
1266 gün önce
1305 gün önce
1461 gün önce
1497 gün önce
1504 gün önce
1523 gün önce
1537 gün önce
1544 gün önce
1569 gün önce
1605 gün önce
1649 gün önce
1663 gün önce
1706 gün önce
1727 gün önce
1748 gün önce
1821 gün önce
1892 gün önce
1917 gün önce
2118 gün önce
booked.net









bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=