Lütfen bekleyin..

Halludba Icamsab

İlk Mektup

08 Şubat 2017, 15:59 - Okunma: 1275


    Dün, yazdığın mektubu postacıdan alırken fark ettim. Bugün sesini duymadığım yedinci gün. Yedinci gün dediğime bakma, o an bende, Tanrı’nın evreni yarattığı zamana denk…

    Hava yağmurlu… Postacının bu yağmurda mektubunu bisiklet üstünde ıslatmadan bana yetiştirmesi takdir edilecek bir davranış. –ki belki de bu takdir ve teşekkür isteğiydi- sokağı geçene kadar onun arkasından, onu izleyişim.

    Evde gene yalnızım… Pencereden, yolun ortasında oluşmuş çukuru doldurmak istercesine yağan yağmur damlalarını izlerken açıyorum mektubunun zarfını. Ve inanır mısın? Türk filmlerindeki mektup okununca göndericinin sesi dublajı gibi; yağmurun pencereye çarpan damlaları da o etkiyi yarattı zihnimde okuyunca mektubunu.

    Nasıl olduğumu? Neler yaptığımı? Zamanımın nasıl geçtiğini? En son sormuşsun! Ben de en son sorduklarından başlayayım cevaplamaya.

    İyiyim, ama senle olduğum vakitlerden daha az. Çünkü senleyken yaptığım tüm şeylerden mahrumum şuan. Ve bu yüzden zamandan habersiz yaşıyorum diyebilirim. Zaman demişken aklıma geldi. Geçenlerde okuduğum bir yazı zamanın göreceli olup olmadığı üzerine idi. Şöyle diyordu yazar: “Sizler de sevdiklerinizle zaman geçirirken, zamanın çabuk geçtiğinden şikâyetçi misiniz?” Ya da “Eşinizin doğumhanedeki anı geçmiyormuş gibi geliyor mu size de?” Ne dersin? Ne diyor bu yazar? Sana da, bende olduğu gibi bu konuşmamamız(yedi gün) bir evren yaratma kadar uzun süre gibi geldi mi?

    Neyse bu konuyu uzatmanın anlamı yok. Çünkü sana doğru dile gelmek isteyen bir sürü sözcük var aklımda. Ve sadece onların zorlamasıyla yazıyorum desem yalan olur. Çünkü akla varmayan, kalpte, dilsiz kalmayı seçen sözcüklerim de var. Ve biliyor musun? Sen bu iki uzuvum arasında gerilmiş bir sarmaşık gibisin. Her iki tarafımda da köke sahipsin. Ve o iki uzuvum o köklerinden besleniyor. Birisi sensiz kalsa ölür. Ki bedenimin sadece o iki uzuvdan birisiyle yaşaması da imkânsızdır.

    Sen nasılsın? (İyi olduğunu söylemişsin ama bu sorumu üç gün sonra senin eline geçeceği düşündüğüm için bir daha sorma gereği duyuyorum). Neler yapıyorsun? ( Bunları da antmışsın ama neden bir daha sorduğumu anladın sen). Dediğim gibi kalbine dikkat ediyor musun? Gerçi hava durumuna baktığımda senin oralar güneşli gösteriyor ve ben senin tenine değen güneşi burada görmekten mahrumum. 

    Son olarak Hz. İsa’nın dediğini tekrarlayıp mektubumu sonlandırmak istiyorum: “Tanrı’nın beni sevdiği gibi ben de seni seviyorum, benim sevgimde kal!”  Evet, gerçekten sevgimde kalmanı diliyorum. 

    Sevgimde kal!

    Hoşça kal!

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
BATTAL
1077 gün önce
Kaleminize sağlık Abdullah Bey
İsmet
1083 gün önce
Ruhunuza sağlık
Varto lu murat
1083 gün önce
Cok guzel olmus abi
kemal
1083 gün önce
Sizler de sevdiklerinizle zaman geçirirken, zamanın çabuk geçtiğinden şikâyetçi misiniz?
- şikayetçiyim :)
Yazarın Diğer Yazıları
190 gün önce
325 gün önce
409 gün önce
416 gün önce
449 gün önce
599 gün önce
624 gün önce
696 gün önce
739 gün önce
750 gün önce
754 gün önce
848 gün önce
861 gün önce
881 gün önce
932 gün önce
953 gün önce
967 gün önce
979 gün önce
995 gün önce
1014 gün önce
1028 gün önce
1050 gün önce
1058 gün önce
1077 gün önce
1113 gün önce
1148 gün önce
1156 gün önce
1163 gün önce
1168 gün önce
1174 gün önce
1194 gün önce
booked.net









bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=