Lütfen bekleyin..

Abdullah Basmacı

İlk Mektup

08 Şubat 2017, 15:59 - Okunma: 1424


    Dün, yazdığın mektubu postacıdan alırken fark ettim. Bugün sesini duymadığım yedinci gün. Yedinci gün dediğime bakma, o an bende, Tanrı’nın evreni yarattığı zamana denk…

    Hava yağmurlu… Postacının bu yağmurda mektubunu bisiklet üstünde ıslatmadan bana yetiştirmesi takdir edilecek bir davranış. –ki belki de bu takdir ve teşekkür isteğiydi- sokağı geçene kadar onun arkasından, onu izleyişim.

    Evde gene yalnızım… Pencereden, yolun ortasında oluşmuş çukuru doldurmak istercesine yağan yağmur damlalarını izlerken açıyorum mektubunun zarfını. Ve inanır mısın? Türk filmlerindeki mektup okununca göndericinin sesi dublajı gibi; yağmurun pencereye çarpan damlaları da o etkiyi yarattı zihnimde okuyunca mektubunu.

    Nasıl olduğumu? Neler yaptığımı? Zamanımın nasıl geçtiğini? En son sormuşsun! Ben de en son sorduklarından başlayayım cevaplamaya.

    İyiyim, ama senle olduğum vakitlerden daha az. Çünkü senleyken yaptığım tüm şeylerden mahrumum şuan. Ve bu yüzden zamandan habersiz yaşıyorum diyebilirim. Zaman demişken aklıma geldi. Geçenlerde okuduğum bir yazı zamanın göreceli olup olmadığı üzerine idi. Şöyle diyordu yazar: “Sizler de sevdiklerinizle zaman geçirirken, zamanın çabuk geçtiğinden şikâyetçi misiniz?” Ya da “Eşinizin doğumhanedeki anı geçmiyormuş gibi geliyor mu size de?” Ne dersin? Ne diyor bu yazar? Sana da, bende olduğu gibi bu konuşmamamız(yedi gün) bir evren yaratma kadar uzun süre gibi geldi mi?

    Neyse bu konuyu uzatmanın anlamı yok. Çünkü sana doğru dile gelmek isteyen bir sürü sözcük var aklımda. Ve sadece onların zorlamasıyla yazıyorum desem yalan olur. Çünkü akla varmayan, kalpte, dilsiz kalmayı seçen sözcüklerim de var. Ve biliyor musun? Sen bu iki uzuvum arasında gerilmiş bir sarmaşık gibisin. Her iki tarafımda da köke sahipsin. Ve o iki uzuvum o köklerinden besleniyor. Birisi sensiz kalsa ölür. Ki bedenimin sadece o iki uzuvdan birisiyle yaşaması da imkânsızdır.

    Sen nasılsın? (İyi olduğunu söylemişsin ama bu sorumu üç gün sonra senin eline geçeceği düşündüğüm için bir daha sorma gereği duyuyorum). Neler yapıyorsun? ( Bunları da antmışsın ama neden bir daha sorduğumu anladın sen). Dediğim gibi kalbine dikkat ediyor musun? Gerçi hava durumuna baktığımda senin oralar güneşli gösteriyor ve ben senin tenine değen güneşi burada görmekten mahrumum. 

    Son olarak Hz. İsa’nın dediğini tekrarlayıp mektubumu sonlandırmak istiyorum: “Tanrı’nın beni sevdiği gibi ben de seni seviyorum, benim sevgimde kal!”  Evet, gerçekten sevgimde kalmanı diliyorum. 

    Sevgimde kal!

    Hoşça kal!

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
BATTAL
1319 gün önce
Kaleminize sağlık Abdullah Bey
İsmet
1325 gün önce
Ruhunuza sağlık
Varto lu murat
1325 gün önce
Cok guzel olmus abi
kemal
1326 gün önce
Sizler de sevdiklerinizle zaman geçirirken, zamanın çabuk geçtiğinden şikâyetçi misiniz?
- şikayetçiyim :)
Yazarın Diğer Yazıları
184 gün önce
188 gün önce
433 gün önce
568 gün önce
652 gün önce
659 gün önce
692 gün önce
842 gün önce
867 gün önce
939 gün önce
982 gün önce
993 gün önce
997 gün önce
1091 gün önce
1104 gün önce
1123 gün önce
1175 gün önce
1195 gün önce
1210 gün önce
1221 gün önce
1237 gün önce
1257 gün önce
1271 gün önce
1293 gün önce
1301 gün önce
1320 gün önce
1356 gün önce
1390 gün önce
1398 gün önce
1405 gün önce
1410 gün önce
1416 gün önce
1436 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=