Lütfen bekleyin..

Abdullah Basmacı

ÇAĞ DIŞI YÜRÜYÜŞLER-2

10 Nisan 2017, 16:19 - Okunma: 1327

“Biraz zaman geçince her şeyi unutacaksın; biraz zaman geçince her şey de seni unutacak” diyen Aurelius, çağ dışı yürüyüşlerimin aslında tekrarlanmış bir şey olduğunu hatırlatır bana. Gerçekleşmiş ve unutulmuş yürüyüşler…

    Güneş ve bulut savaş halinde bugün. Yürüdüğüm yönde yağmur damlacıkları bir şeylere isyan edercesine buluttan ayrılırken. Bulutlar ise bu ayrılışın sebebini güneş zannedercesine güneşle didişmekte. Gözlerim gökyüzündeki bu olaydayken; ayaklarım beni aylardır gülmeyen, çığlık çığlığa hep ağlayan çocukların içinde dolaştırmakta…

     Her çocuk aynı dilde ağlayıp ayrı dilde ağıt yakıyor. Ve geçmişte olduğu gibi farklı dilde ıslık çalanların yargılandığı bir halet-i ruhiye- ti yaşıyorlar. Kimisinin annesi, kimisinin de tanıdık bir kimsesi yok yanında. Bu yoklukta o küçücük yürekleriyle yeniden varolabilme mücadelesi veriyorlar adeta… Yanı başlarında sürekli patlayan bombalar ise onlara, alışık bir tavır takındırtmaya alıştırmış durumda. 

    Onlar için her şey normal gibiyken, ben çağ dışı yürüyüşlerimin yeryüzüne ayna tutmasından utanır oldum. Çünkü bu çocuklar böyle göz göre göre ölürken; yok olurken, sadece olayları ayna ile yansıtıp bir şey yapamamak deli edercesine azap verici. Ve azap duyanların çoğalması için söylemem gereken daha çok şey var… 

     Evet, belki ben onlar kadar özgürlüğün değerini bilmiyorum. Çünkü içine doğdum özgürlüğün!

     Evet, belki ben onlar kadar ağlamamışımdır. Ama onların yaşamlarına seyirci kalmayıp yazmak, çizmek ve anlatmak benim ve tüm insanlığın boynunun borcu olduğu kanısındayım. Bu yüzden yazıyorum ve çocuk ölümlerini lanetliyorum. Bu yüzden yazıyorum ve çocuk istismarcılarını kınıyorum. Bu nedenle yazıyorum çünkü çocuk gelinlere karşıyım. Bu nedenle yazıyorum çünkü çocukların çocukça yaşayabilme haklarının ellerinden alınmasından yana değilim. Ve bu yüzden yürüyorum. Buyurun sizlerde eşlik edin…

    Nerede ve nereye mi yürüyorum? 

    Gecelerinin soğuk ve çocukların soğuktan öldüğü çöllerden, ölenlere doğru yürüyorum. Yemek bulamayıp aç ölen çocukların olduğu yerlerden, tok gezinenlerin olmadığı yere yürüyorum. Anne karnında söz hakkı verilmeyen ve aldırılan çocukların yanından, anne adaylarına yürüyorum. Evlilik nedir bilmeyen çocukların kucaklarına verilen bohçalardan, kalbi taşlaşmış evebeyinlere yürüyorum. Devletin açtığı YİBO lardan, bir köşeye çekilip ağlayan çocuklara yürüyorum. Çocuklara dair yalanların uçuştuğu komik meclis toplantılarından, meydanlara, size seslenmek için yürüyorum. Ve belki bu yazıyla yöneticilerin vicdanlarından, sizlerin vicdanlarına yürüyeceğim. Hiç olmasa buralarda yürümek ve haykırmak istiyorum… Duyun sesimi!

    Çocuklar… of çocuklar!.. çocuklara el verin… vallahi ölüyor çocuklar!...

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
184 gün önce
188 gün önce
433 gün önce
568 gün önce
652 gün önce
659 gün önce
692 gün önce
842 gün önce
867 gün önce
939 gün önce
982 gün önce
993 gün önce
997 gün önce
1090 gün önce
1103 gün önce
1123 gün önce
1175 gün önce
1195 gün önce
1210 gün önce
1221 gün önce
1237 gün önce
1257 gün önce
1271 gün önce
1293 gün önce
1300 gün önce
1320 gün önce
1326 gün önce
1356 gün önce
1390 gün önce
1398 gün önce
1405 gün önce
1410 gün önce
1416 gün önce
1436 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=