Lütfen bekleyin..

M. Şirin Demir

Mevlana’nın Dili

07 Ocak 2018, 15:57 - Okunma: 194

Toplumun bir ferdi olarak her birimizin Mevlana diline ihtiyacı var. Mevlana dili ne iktidarın üç beş oy peşinden savrulmaya ne de muhalefetin iktidar olmak için her şeyi göze almanın diline benzer. Mevlan’anın dili ilk önce yürek ister, sonra gönül ve daha sonra ise aşk ister. 
 
Bu dil: Gel, gel, ne olursan ol yine gelinizin dili yani ister Türk ol ister Kürt ol, ister Müslüman ol ister başka bir dine mensup ol, ister holding sahibi ol ister varoşlarda hayatını asgari ücretle idame etmeye çalışan beş çocuk babası ol, ne olduğunun, kim olduğunun hiçbir önemin teşkil etmediğini çağrıda bulunarak yine de kapıların sonuna kadar herkese açık olduğunun dili.
 
Bu dil: Sevginin kardeşlikle mayalanabilirse ancak merhametle yoğrulabileceğinin dili. Yani koyu muhabbetlerin yalnız istişareler doğrultusunda empati kurarak sonuç alabileceğinin dili. İşte hepimizin ivedilikle arzu ettiği dil, bu dil işte.
 
Bu dil: Toplum olarak kimliklerimizi bir kenara bırakıp aynı masa etrafında simidimizi bölüşerek çayımızı hep birlikte yudumlayabileceğimizin dili. Önce simidimizi daha sonra ise gönüllerimizi bölüşebileceğimizin dili. Bu soğuk günlerin geçtiği kış mevsiminde sıcak bir çay gibi manevi olarak içimizi derinden ısıtabilecek bir dil.
 
İşte bu dil: Onun, bunun, şunun ya da ötekinin ve berikinin dili değil, bu dil hepimizin dili. Hepimiz bu dil etrafında birleşip, bu dille sıkı sıkı sarılarak ortak bir geleceği çocuklarımıza emanet edebiliriz.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=