Lütfen bekleyin..

Mehmet Sebih Altun

SESSİZ ÇIĞLIKLAR DÜNYASI

04 Şubat 2018, 11:50 - Okunma: 1617

Bütün dünya gün geçtikçe bilinmez yarınlara doğru sürükleniyor. Bütün kıtalarda mutsuzluk hakim. Bir yandan yaşama çabası diğer yandan egosunu yüceltme çabası . Herkes kendi gücünü ortaya koyma çabası içinde. Kimler ölmüş kimler kalmış hiç hesapta yok. 

Savaşları bitirmek için kurulan masalar da bile başka savaşlar organize ediliyor. 
Bütün masalarda önce kaç tane silah satılacak, bu silahlari satmak için kimler düşman kimler dost ilan edilecek diye konuşuluyor. Masalarda çay yerine adeta küçücük çocukların kanları içiliyor. 

Her söze başlayan ölümle başlayıp ulusal güvenlik diye savaş açacağı hangi bölgeyi seçerim diye başlıyor. 

Ve sonra devamı geliyor. Kaos, yandaş ve karşıt gruplar, demokrasi ve yönetim biçimleri, kişisel çıkarlar, petrol yataklarıyla ölüm fermanları bir bir yazılıyor. 

Savaşlar insanları ve insanlığı bir bir yok etmeye and içiyor. Küresel emperyalist ve şak-şakçılar gun geçtikçe kendinden geçiyor. Vuruyor öldürüyor yok ediyor. Hem insanlığı, hem kainatı, hem tabiatı hem de bütün duyguları yerlere seriyor. İnanç çaresiz, düşünceler faydasız hiç bir şey engelleyemiyor. Tek şey kalıyor dua. Oturulduğu yerde dua ediliyor gözyaşı dökülüyor ama hiç bir şey yapılamıyor. 

Ve sonra...

Masum halklar yerlerinden oluyor. Nereye sığınacağım feryatları gökyüzünü inletiyor. Çıplak ayaklı çocukların nasıl bir dünyaya geldiğini sorgulayan bakışlarıyla, anneler de yüreğini koyduğu küçücük bohçalarla nereye sorusunu sormadan bir bilinmeze kaçıyorlar. 

Ölüm bile bir kurtuluş ama o bile yetmiyor. Kaçanların boğulduğu deryalar da balıkların şaşkına döndüğü bir evrene evrildi dünya. 

Sessiz çığlıklar yankılanıyor semalarda. Ay çaresiz, yıldızlar ruhsuz,  güneş doğmak istemiyor. Karanlık duygularıyla insanlık karanlığa bürünsün istiyor. Çığlıkların arşı alaya yalvardığı bir devran dönüyor. Yeter denmiyor daha da yok mu deniyor.

Dünya paylaşılamıyor. Herkes herşey benim olsun diyor. Ve sonra çocuklara paylaşmayı öğretmeye çalışıyor. Ölüm saçtığı her yere güya iyilik yapmış gibi yıllarca kendilerine borçlu hale getiriyor. 

Dünya yetmiyor. Uzayda gezegenleri arıyorlar. Bir damla su bulsalar orayı da vahşice savaşıp elde etmek isteyecekler. İnsan düştüğü bu lanet olasıca durumdan kurtulmak yerine daha da batmaya çalışıyor. 

Sessiz çığlıklar dünyası sanki musmutlu bir evrenmiş gibi lanse ediliyor. Mazlumların sesi yer çatlatırken bütün hissiyatları çatlatmaya devam ediliyor. Ne duygu kaldı ne his. Eşrefi mahluk en edna bir mahluka evriliyor. Diğer canlılar yaşamaları gerektiği gibi yaşarken, insan kendi insanî ve vicdani duygularını gün be gün yok ediyor. Kimse kimseye güvenmiyor. 

Sonuç ortada. 

Dünyaya gelen pişman. Yaşayan pişman. Ölen pişman. Savaşan pişman. Susan pişman. Konuşan pişman. 

Sonunda insanlığa yaşaması için yaratılan dünya her şeyden pişman olan varlıkların barındığı bir evrene dönüştü. 

Beğendim mi ey insan. 

Sevgi ile kalın. 

msebihaltun@gmail.com
Mehmet Sebih ALTUN 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
72 gün önce
73 gün önce
113 gün önce
246 gün önce
319 gün önce
442 gün önce
473 gün önce
536 gün önce
655 gün önce
819 gün önce
820 gün önce
913 gün önce
917 gün önce
977 gün önce
1177 gün önce
1204 gün önce
1278 gün önce
1513 gün önce
1555 gün önce
1637 gün önce
1843 gün önce
2020 gün önce
2361 gün önce
2383 gün önce
2551 gün önce
2605 gün önce
2614 gün önce
2674 gün önce
2698 gün önce
2722 gün önce
ESNEK




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=