Lütfen bekleyin..

Halludba Icamsab

SİYASETİ BEŞ KİŞİYE SORDUM

08 Mart 2018, 11:02 - Okunma: 496

Kavramların içi insan eliyle doldurulduğu için her çağda her dönemde yeni anlamlar ifade etme potansiyelini içinde taşır. Biz de gümümüzde içi boşalmış “siyaset” kavramını yeniden doldurmak isteyenlere yardımcı olmak için tarihe yolculuk yaptık ve “siyaseti” beş kişiye sorduk.

Yıl 1925, yağmurlu bir kış sabahında toplanan kalabalıktan biri Mehmet Akif Ersoy’a sorar:  siyaseti ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Ersoy, “ Siyaset, ikiyüzlü insanların yeridir” diye cevaplar.

Yıl 1930, Necip Fazıl Kısakürek, bir yazısında “Fikir besler, siyaset öldürür. Siyaset fikrin kendisi değil posasıdır” diye yazarak siyasete olan yargısını belli eder. 

Yıl 1950, İstanbul’da bir yaz gecesinde gökyüzündeki yıldızları izleyen Ahmet Hamdi Tanpınar masasındakilerden birisinin sormasıyla siyasete dair düşüncelerini “Politika insanı abrutir(sersemletmek, zihni bulandırmak) eder mi? bilmiyorum fakat dikkati dağıttığı yahut başka yerlere çektiği, içinden bir şeyleri yediği muhakkak” şeklinde açıklar.

 Yıl 1950,  Bediüzzaman Said Nursi’nin dudaklarından “Euzu billahi mine’şeytani ve’s-siyase” sözcükleri dökülür. Ve siyaseti “tarafgirlik” olarak alanları, kurtuluşu siyasette bulan dindar siyasetçileri uyarır.

Yıl 1960, Faruk Nafiz Çamlıbel yemek masasında Elif Naci’ye dönerek; “Ne mutlu sana politikayla uğraşmadığını kıskanıyorum.” Diyerek siyasete olan yargısını belli eder.

Beş bilge insandan beş yakın cevap aldığımıza göre siyasetin olumsuz bir tanıma sahip olduğunu inkâr etmek anlamsız olacaktır. O halde nedir siyaset? Veya siyaset dediğimiz şey ne olmalı? 

Bizce siyaset, dolandırıcılara karşı olmalı, hukuka dayanmalı, mecliste boş boş oturanlara gelir kapısı olmamalı, her şeye karışıp dokunulmama güvencesi olmamalı, fakiri daha fakir, zengini daha zengin yapmamalı, iki yüzlü davranmaların alanı olmamalı, sofistike konuşmaların zemini olmamalı, bir yan meslek hiç olmamalı, belli zümrenin arenası olmamalı, halka dokunmalı, halkı dinlemeli, halka hak adına hizmet etme bilinciyle kuşanmalı, liyakatı benimsemeli, zulme karşı olmalı. 

Bize siyaset, Ali amcanın, Fatma teyzenin, öğrenci Cemil’in, çoban Fevzi’nin, çiftçi Osman’ın, sanayici Mahmut’un, memur Kezban’ın, mühendis Selma’nın, ve saydıkça sayabileceğimiz devlet içindeki tüm mesleklerin, grupların, halkların taleplerine uygun upuygun olmalı.

Bizce bunları karşılamadıkça siyaset olmamalı. Sizce ?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
6 gün önce
39 gün önce
189 gün önce
213 gün önce
285 gün önce
329 gün önce
339 gün önce
343 gün önce
437 gün önce
450 gün önce
470 gün önce
521 gün önce
542 gün önce
556 gün önce
568 gün önce
584 gün önce
603 gün önce
639 gün önce
647 gün önce
666 gün önce
672 gün önce
702 gün önce
737 gün önce
757 gün önce
763 gün önce
783 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=