Teşhircilik

Yayınlama: 30.08.2025
A+
A-

Hayâ, İslam’ın kadın erkek her Müslüman’a emrettiği temel bir ahlak ilkesidir. Hayâ, nefsin her türlü aşırılığına karşı gösterilen onurlu bir duruştur. İnsanı bütün kötülüklerden koruyan güçlü bir kalkandır. Hayâ, bir hayat tarzıdır. Fıtratın gereği, bedenin süsü, imanın hayata yansımasıdır.

Maalesef, mahremiyetin pervasızca ihlal edildiği bir çağda yaşıyoruz. Günümüzde giyim sektörü, modacılar ve bazı medya çevreleri, “özgürlük” ve “çağdaşlık” adı altında çıplaklığı özendirmekte, örtünmeyi değersizleştirmektedir. Bu anlayış, kadını da erkeği de değerli bir varlık olmaktan çıkarıp izlenen ve tüketilen bir nesneye indirgemiştir. Oysaki insanın bedenini, mahremiyetini ve özelini toplum önünde sergilemesi; aklın, vicdanın ve fıtratın bozulmasıdır.

Küçük yaştan itibaren çocuklarımıza hayâ ve edebin önemini anlatmalı, inancımıza ve medeniyetimize uygun bir giyim tarzını sevdirerek onları yetiştirmeye çalışmalıyız. Evlatlarımızın fıtratlarını bozacak her türlü yanlıştan onları korumanın gayretinde olmalıyız. Bu hususa dikkat etmemek; ebeveynler için ciddi bir hata, büyük bir sorumsuzluk ve ağır bir vebaldir.

İffet, sadece bir kişisel erdem değil, toplumsal bir sorumluluktur. Eğer bir toplumda iffetsizlik baş gösterirse, o toplumda huzur ve güven de tehlikeye girer. Çünkü iffetsiz bir toplumda her şeyin değeri düşer. Gözler harama bakar, dil haramı konuşur, kalp nefrete, kin ve öfkeye meyleder. Toplumdaki insanlar birbirlerine güvenemez, aileler yıkılır, dostluklar bozulur, sevgi ve saygı yok olur.

Bu fitne sadece sokaklarda değil, evlerimizin içine, ceplerimizde taşıdığımız telefonlara, sosyal medya hesaplarımıza kadar girmiştir. Bu mesele basit bir kıyafet meselesi değildir. Bu, tevhid ile cahiliye arasındaki en görünür savaş alanıdır.

Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor:

“Haya imandandır. Haya gidince iman da gider.”

Yani haya, imanımızın bir parçasıdır. Hayanın kaybı, sadece edebin değil, imanın da kaybıdır. Allah Teâlâ da şöyle buyurur:

“Ey Âdemoğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek elbise ve süslenecek giysi indirdik. Takva elbisesi ise işte o daha hayırlıdır.” (A’râf, 26)

İnsanı hayvandan ayıran şeylerden biri haya duygusudur. Teşhircilik ise bu haya duygusunu öldürür. Cahiliye kadınları süslerini açar, yürürken dikkatleri üzerlerine çekmeye çalışırlardı. Rabbimiz onlara şu ayetle meydan okudu:

“Evlerinizde vakar ile oturun, ilk cahiliye devrinde olduğu gibi açılıp saçılarak yürümeyin.” (Ahzâb, 33)

Bugün sosyal medyadaki teşhir kültürü, işte bu cahiliyenin yeniden dirilişidir.

Bugün modern cahiliyenin en yaygın hastalıklarından biri teşhirciliktir. Yani insanın, Allah’ın kendisine emanet ettiği bedeni ve mahremiyetini pazara çıkarması, gözlere arz etmesidir.

İçinde yaşadığımız çağ, iffet ve hayayı unutturmak için kurulmuş bir düzen gibidir. Reklamlardan dizilere, sosyal medyadan sokak modasına kadar her yerde bir “teşhir kültürü” üretiliyor.

İnsanlar kıyafetini, bedenini, hayatını vitrine koyarak var olmaya çalışıyor. Özellikle genç nesillere, “dikkat çekersen değerlisin, teşhir edersen varsın” deniliyor. Halbuki bu, modern bir kulluk zinciridir: Nefse, hevaya ve şeytana kulluk.

Bugün insanlar “beğeni” uğruna, “takipçi” uğruna mahremiyetlerini pazara çıkarıyor. Bir genç kız, bir gencin fotoğrafı… Bir tuşla milyonların gözünün önüne seriliyor. Bu bir “özgürlük” değil, tam tersine modern bir köleliktir.

İnsan kendi bedenini, kendi mahremiyetini, Allah’ın emaneti olan iffetini; takipçilerin, reklam verenlerin önünde ucuz bir meta haline getiriyor.

Kapitalist düzen, insanın fıtratını sömürmek için en zayıf damarını keşfetti: şehvet.

Bir araba satacaklar, yanına çıplak bir beden koyuyorlar.

Bir yiyecek tanıtacaklar, teşhir edilmiş bir kadınla süslüyorlar.

Bir telefon reklamı yapacaklar, mahremiyetin sınırlarını kaldırıyorlar.

Çünkü kapitalizm şunu biliyor: Teşhir, tüketimi artırır.

Oysa Allah Teâlâ, mümin kadın ve erkeklere şu çağrıyı yapar:

“Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha temizdir. Allah onların yapmakta olduklarından haberdardır. Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar, ziynetlerini açmasınlar…” (Nûr, 30-31)

Kapitalizm ise tam tersini emreder: “Gözlerinizi açın, bakın ve tüketin.”

Yani, ya Allah’ın emrine uyacağız ya kapitalizmin putlarına secde edeceğiz. İkisi bir arada olmaz!

Mahremiyet sadece bireysel bir tercih değil, ümmetin bekası için vazgeçilmezdir.

Çünkü mahremiyet bozuldu mu, aile bozulur. Aile bozuldu mu, nesil bozulur. Nesil bozuldu mu, ümmet çöker.

Bugün ümmetin en büyük yaralarından biri, aile kurumunun çözülmesidir. Boşanmaların artması, gençlerin evlilikten kaçması, zinanın normalleşmesi… Bunların hepsi teşhir kültürünün bir sonucudur.

Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Zina, ümmetimin helâk edici belalarından biridir.”

Ve dikkat edin: Zinaya giden yolun ilk adımı, teşhirdir.

Bedenin, mahremiyetin ölçüsüzce pazara çıkarılmasıdır.

Teşhircilik sadece bir kıyafet meselesi değildir. Ahlakın çürümesine, neslin bozulmasına, toplumun güvenini yitirmesine sebep olur.

Teşhircilik, kalplere fesat sokar.

Zinaya, tacize, istismara kapı açar.

Kadın-erkek ilişkilerini ticarete ve gösterişe dönüştürür.

Tevhid toplumunu, cahiliye pazarına çevirir.

Reklam tabelaları, çıplak mankenler, sosyal medyanın teşhir kültürü, gençlerin sokaktaki halleri… Bunların hangisi Kur’an’ın ayetlerini hatırlatıyor? Hangisi ümmetin izzetini yansıtıyor?

Maalesef görüyoruz ki

ümmetin sokakları Allah’ın nurunu değil, Batı’nın çıplaklık ve teşhir dinini yansıtıyor!

Bugün cahiliye kültürü yeniden dirildi. Kapitalizm ve medya eliyle sokaklar, ekranlar, telefonlarımız teşhir pazarına döndü. Bize düşen görev:

Evlerimizi iffetin ve hayanın yuvası yapmak.

Çocuklarımıza teşhir değil, takva ile değerli olduklarını öğretmek.

Sokaklarımızı cahiliyenin pazarına çevirmemek.

Hayayı, iffeti ve mahremiyeti bir tevhid mücadelesi olarak yeniden ihya etmek.

Unutulmamalıdır ki : Takva elbisesi, hiçbir modanın eskitemeyeceği tek elbisedir.

Allah’ım bizleri gözlerini haramdan sakınan, iffetlerini koruyan, haya ve takva elbisesine bürünen kullarından eyle. Neslimizi teşhir kültüründen muhafaza eyle. Bizleri cahiliyenin pazarlarında oyuncak değil, tevhid sancağının taşıyıcıları eyle. Âmin.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.