Aralarında Batman Çevre Gönüllüleri Derneği’nin de bulunduğu 80 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Doğaya Güç Kat Ağı, Erzincan’ın İliç ilçesinde iki yıl önce yaşanan maden faciasına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, İliç’te meydana gelen liç yığını çökmesinin yalnızca bir kaza olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, olayın doğaya ve insan sağlığına yönelik çok boyutlu bir ekolojik yıkım olduğu vurgulandı.
Doğaya Güç Kat Ağı Yürütme Kurulu Üyesi ve Batman Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Argunağa, siyanür ve ağır metal içeren atıkların Fırat Havzası başta olmak üzere geniş bir ekosistem için kalıcı risk oluşturduğunu ifade etti. Açıklamada, toprakta uzun süreli kimyasal kirlenme, yeraltı ve yüzey sularında zehirlenme riski ile tarım alanları ve biyolojik çeşitlilik üzerinde telafisi güç zararların oluştuğu kaydedildi.
Fırat Nehri’nin sınır aşan bir su kaynağı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, İliç’teki riskin yalnızca yerel değil, bölgesel ve uluslararası ölçekte bir tehdit niteliği taşıdığı belirtildi. Siyanür, arsenik ve ağır metallerin kısa ve uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği ifade edilerek, bölge halkının sağlık güvenliğine ilişkin belirsizliğin sürdüğü vurgulandı.
Açıklamada, yaşananların “kader” değil, doğayı ve insan yaşamını ikinci plana iten madencilik politikalarının sonucu olduğu savunuldu ve konunun bir ekolojik adalet meselesi olduğu dile getirildi.
Doğaya Güç Kat Ağı, İliç’teki ekolojik ve sağlık risklerinin bağımsız bilim insanlarının katılımıyla şeffaf biçimde açıklanmasını, siyanürlü altın madenciliği faaliyetlerinin durdurulmasını, bölge halkına düzenli ve ücretsiz sağlık taraması yapılmasını ve sorumlular hakkında etkin yaptırımlar uygulanmasını talep etti.
Açıklama, “Doğa yoksa yaşam yoktur. İliç’i unutmayacağız, unutturmayacağız” ifadeleriyle sona erdi.